Tatlı dudakların!

575 Words
Gece Fırat Kerimoğluya asistanı olduğumu söylediğimde baya bir şaşırdı ve yanıma yaklaşıp " yeni Asistanım sensin demek " deyip bana daha çok yaklaştı . bende " Evet Fırat bey yeni asistanınız " dedim. Fırat kulağıma yaklaşıp " bu saate neden hala burdasın " dedi. bende " şey aslında işler çok birikmişti o yüzden işleri anca bitirdim ve tamda çıkıyordum " dedim . tam çıkacağım sırada Fırat " dur!" dedi. ve ben öylece kaldım. Fırat beye bakıp " bir sorunmu var acaba işim bitti ve çıkıyordum" dedim. Fırat " sen benim kişisel asistanım değilmisin" dedi. bende " Evet öyleyim " dedim. Fırat bey " tamam o zaman masamdaki siyah dosyayı al ve beni takip et " dedi . bende " tamam" dedim. masadaki dosyayı alıp Fırat Kerimoğlunun peşine takıldım holdingten çıktık ve siyah oldukça lüks bir arabaya bindik . ben" Fırat bey nereye gidiyoruz acaba " diye sordum . Fırat bey bana bakıp hiçbir şey söylemedi ve biz baya büyük oldukça güzel bir villanın önünde durduk ve Fırat bey " hadi in Gece Varlıer " dedi. bende hemen arabadan indim ve fıratı takip etmeye başladım. Fırat kapıyı çaldı ve kapıyı kızıl beyaz tenli oldukça bakımlı bir kadın açtı ve Fırat'a bakıp " welcome to" dedi. anladığım Kadarıyla kadın İngilizdi. Fırat kadına cevap vermeden " beni takip et asistan " dedi. bende fıratı takip ettim ve bir odanın içine girdik . girdiğimiz oda bir çalışma odasıydı. Fırat bana bakıp " otur ve bu dosyaların hepsinin genel raporlarını yaz bir saatin var " dedi. ve masasına oturup oda çalışmaya başladı . bende " ama Fırat bey bir saate yetişmezki bunlar " dedim. Fırat başını kaldırıp " süren azalıyor " dedi. bende hemen işe koyuldum yaklaşık bir saat içinde bütün dosyaları bitirdim. saate baktığımda gece yarısına geliyordu ve ben aşırı açıkmıştım ve uykum geliyordu . hemen raporları Fırat beye gösterip " be artık gideyim" dedim. Fırat " ben sana gidebileceğini söylediğimi hatırlamıyorum " dedi. Ben " ama Fırat bey benim işim bitti " dedim. Fırat " daha işin uzun açmısın " diye sordu bende " şey gerek yok evde yerim birşeyler " dedim . Fırat masanın üzerindeki telefonu alıp birini aradı ve " çalışma odama yiyecek bir şeyler gönderin " dedi ve kapattı. bende" gerek yoktu Fırat bey gitsem.iyi olur annem çok merak eder beni " dedim. Fırat " gitmeyi neden bu kadar istiyorsun asistan sözleşmeyi okumadın herhalde istediğim heran yanımda kalıcaksın ve istediklerimi yapıcaksın şimdi otur " dedi. bende " tamam " dedim ve oturdum oda o kadar sıcaktıki ellerimle yelpaze yaptım ama olmadı en son gömleğimin bir düğmesini açmak zorunda kaldım yoksa sıcaktan bayılacaktım. Ben gömleğin düğmesini açınca Fırat in hafif görünen göğüslerime baktığını fark ettim ve hemen düğmemi kapattım . sonra kapı çaldı ve içeri yemek taşımaya başladılar o kadar açıkmıştımki hemen yemeği kurdukları masaya gidip oturdum ve Fırat ı beklemeden yemeğe başladım sofrada duran kavurma ayran la beraber yemeye başladım. Fırat ta orda durmuş beni izliyordu ve o anda yediğim lokma boğazımda kaldı ve Fırat gelip bana ayran içirip eliyle sırtımı sıvazlamaya başladı. sonrada " yavaş ye gece " dedi. İlk defa bana adımla hitap etmişti . yemek bitince masadaki magnolya tatlısını alıp yemeye başladım ve Fırat bana yaklaşıp elini dudaklarıma doğru getirmeye başladı ve dudağımın kenarındaki tatlıyı eliyle temizleyip bana daha çok yaklaşıp dudaklarımı okşamaya başladı ve hiç beklemediğim bir anda dudakları dudaklarıma kapandı ve beni öpmeye başladı. Fırat Kerimoğlu şuanda beni öpüyordu . dudaklarımızı ayırıp " hayatımda yediğim en güzel tatlı senin dudaklarındı"...
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD