KIZ MI ERKEK Mİ💙💜

2034 Words
Aradan üç dört ay geçmişti. Hayat yavaş yavaş normale dönmüştü. Demir tamamen iyileşmişti. İşine tekrar dönmüştü ama artık eskisi kadar kendini tehlikeye atmıyordu. Çünkü artık sadece kendisi için değil, Derin ve bebeği için de yaşıyordu. Derin Hanoğlu ise hamileliğinin altıncı ayına girmişti. Karnı artık belirginleşmişti. Yürürken Demir hemen yanında oluyordu. O sabah Derin aynanın karşısında karnına bakarak gülümsüyordu. Demir arkasından gelip ona sarıldı. “Ne düşünüyorsun?” Derin gülümseyerek karnını okşadı. “Bugün bebeğimizin kız mı erkek mi olduğunu öğreneceğiz.” Demir heyecanlı görünüyordu. “Ben sabaha kadar uyuyamadım.” Derin ona bakıp güldü. “Bu kadar heyecanlanmana gerek yok.” Demir eğildi ve Derin’in karnını öptü. “Bu benim çocuğum.” Tam o sırada kapı çaldı. Derin kapıya doğru yürüdü. Kapıyı açtığında Dicle ve Emre kapıda duruyordu. Dicle hemen içeri girdi. “Hazır mısınız?” Derin gülerek sordu. “Niye bu kadar heyecanlısın?” Dicle kollarını kavuşturdu. “Yeğenimin kız mı erkek mi olduğunu öğreneceğim.” Emre de gülümseyerek içeri girdi. Artık Dicle ve Emre sevgiliydi. Birkaç ay önce aralarındaki duygular iyice ortaya çıkmıştı. Demir Emre’ye bakarak şakayla söyledi: “Doktor bey, taraf tutmak yok.” Emre güldü. “Ben sadece görevimi yapıyorum.” Dicle Emre’nin koluna girdi. “Ben kız olmasını istiyorum.” Demir hemen cevap verdi. “Ben erkek istiyorum.” Derin gülmeye başladı. “Benim için fark etmez.” Hastane Bir süre sonra hepsi hastaneye geldi. Derin muayene yatağına uzandı. Demir hemen yanında duruyordu ve elini tutuyordu. Doktor cihazı hazırladı. “Hazır mısınız?” Herkes heyecanla başını salladı. Ultrason cihazı Derin’in karnına değdi. Ekranda bebeğin görüntüsü ortaya çıktı. Dicle heyecanla yaklaştı. “Bakın! Ne kadar büyümüş.” Demir şaşkınlıkla ekrana bakıyordu. “Gerçekten çok büyümüş.” Doktor gülümseyerek konuştu. “Altıncı ayda artık cinsiyetini görebiliriz.” Herkes nefesini tuttu. Doktor ekrana dikkatle baktı. Sonra gülümsedi. “Sanırım tahminlerinizden biri doğru.” Demir hemen sordu. “Hangisi?” Doktor ekrana işaret etti. “Bir kızınız olacak.” O anda odada sevinç çığlıkları yükseldi. Dicle hemen zıpladı. “Yaşasın! Ben kazan­dım!” Demir şaşkın ama mutlu görünüyordu. “Bir kızım olacak…” Derin’in gözleri dolmuştu. Demir eğilip onu öptü. “Prensesim geliyor.” Derin gülümseyerek karnına dokundu. “Hoş geldin küçük kızım.” Dicle hemen sordu. “Adı ne olacak?” Demir ve Derin birbirine baktı. Demir gülümseyerek söyledi: “Henüz karar vermedik.” Emre gülerek konuştu. “Bence çok güzel bir isim seçmelisiniz.” Derin yavaşça karnını okşadı. “Onu kucağımıza almak için sabırsızlanıyorum.” Demir de elini Derin’in karnına koydu. “Ben de.” Hastaneden çıktıktan sonra herkesin yüzünde büyük bir mutluluk vardı. Demir hâlâ biraz şaşkındı. Arabaya bindiklerinde Demir direksiyona geçti. Derin yan koltukta oturuyordu. Arkada ise Dicle ve Emre vardı. Dicle hâlâ heyecanla konuşuyordu. “Bir kız geliyor! Bir kız!” Demir gülerek aynadan kardeşine baktı. “Bu kadar sevindiğine göre bütün kıyafetleri sen alacaksın.” Dicle hemen cevap verdi. “Tabii ki!” Derin gülmeye başladı. “Şimdiden şımartıyorsunuz.” Demir Derin’e baktı. “Benim kızım olacak. Tabii ki şımartacağım.” Derin başını salladı. “Sen şimdiden babalık moduna girdin.” Demir gülümseyerek onun elini tuttu. “Ben zaten hazırdım.” Eve geldiklerinde Derin biraz yorulmuştu. Salona geçip koltuğa oturdu. Demir hemen yanına geldi. “Yoruldun mu?” Derin başını salladı. “Biraz.” Demir hemen mutfağa gidip su getirdi. “Dinlenmen lazım.” Derin suyu içerken Demir onun karnına baktı. Sonra yavaşça diz çöktü ve karnına konuştu. “Merhaba küçük prenses.” Dicle kahkaha attı. “Abi gerçekten konuşuyor musun?” Demir hiç utanmadan cevap verdi. “Evet.” Sonra tekrar karnına konuştu. “Ben senin babanım.” Derin gülüyordu. Demir devam etti. “Anneni üzmeyeceksin tamam mı?” Derin hafifçe Demir’in saçını okşadı. “Şimdiden onu korumaya başladı.” Emre de gülüyordu. “İyi bir baba olacak gibi.” Dicle Emre’ye bakıp gülümsedi. “Zaten öyle.” Aynı akşam Akşam yemeğinden sonra herkes salonda oturuyordu. Bir süre sonra Dicle Emre’ye döndü. “Yarın izinli misin?” Emre başını salladı. “Evet.” Dicle heyecanla konuştu. “Bebek odası için alışverişe gidelim mi?” Derin hemen gülümsedi. “Gerçekten mi?” Dicle başını salladı. “Evet.” Demir de kabul etti. “İyi fikir.” Derin’in gözleri parladı. “Ben pembe şeyler istiyorum.” Demir güldü. “Her yer pembe olacak galiba.” Derin omuz silkti. “Sonuçta bir kızımız olacak.” Ertesi gün – Bebek mağazası Mağaza bebek eşyalarıyla doluydu. Derin küçük bir bebek elbisesi aldı. “Demir bak!” Demir elbiseye baktı. “Çok küçük.” Derin gülümseyerek söyledi. “Bizim kızımız giyecek.” Demir o an çok duygulandı. Elbiseye bakarken gülümsedi. “İnanamıyorum…” Derin merakla sordu. “Neye?” Demir yumuşak bir sesle cevap verdi. “Bir kızım olacak.” Derin onun elini tuttu. “Evet.” Demir eğildi ve Derin’i öptü. “Hayatımın en güzel hediyesi.” Derin gülerek karnını okşadı. “Bizi bekliyor.” Bebek mağazasından döndüklerinde herkes oldukça yorulmuştu ama aynı zamanda çok mutluydular. Ellerinde poşetler doluydu: küçük elbiseler, patikler, oyuncaklar… Derin salona girer girmez koltuğa oturdu. “Biraz yoruldum.” Demir hemen poşetleri bırakıp yanına geldi. “Dinlenmen lazım.” Derin gülümsedi. “Bu kadar eşya alacağımızı düşünmemiştim.” Demir poşetlerden birini açtı. İçinden küçücük pembe bir elbise çıktı. Bir süre elbiseye baktı. Sonra gülümsedi. “Bunu gerçekten bizim kızımız mı giyecek?” Derin başını salladı. “Evet.” Demir elbiseyi dikkatlice katladı. “Çok küçük…” Derin karnını okşadı. “Şimdi küçük ama yakında kucağımızda olacak.” Demir onun yanına oturdu ve elini Derin’in karnına koydu. Tam o sırada Derin birden durdu. Yüzü değişti. “Demir…” Demir hemen endişelendi. “Ne oldu?” Derin şaşkınlıkla karnına baktı. “Sanırım… hareket etti.” Demir’in gözleri büyüdü. “Gerçekten mi?” Derin heyecanla başını salladı. “Evet.” Demir hemen iki eliyle Derin’in karnına dokundu. “Bir daha yapacak mı?” Derin gülmeye başladı. “Bilmiyorum.” Tam o anda küçük bir hareket daha oldu. Demir heyecanla bağırdı. “His­settim!” Derin’in gözleri doldu. “İlk tekmesi…” Demir duygulanmıştı. Yavaşça Derin’in karnını öptü. “Merhaba küçük prenses.” Derin Demir’in saçlarını okşadı. “Babana şimdiden kendini gösteriyorsun demek.” Tam o sırada kapı çaldı. Dicle ve Emre içeri girdi. Dicle heyecanla sordu: “Ne oldu?” Derin gülerek söyledi: “Bebeğimiz ilk tekmesini attı.” Dicle hemen yanlarına koştu. “Gerçekten mi?” Demir gururla konuştu. “Evet.” Emre gülümseyerek söyledi: “Bu çok normal. Altıncı ayda bebekler hareket etmeye başlar.” Dicle Derin’in karnına bakarak konuştu. “Ben de hissedebilir miyim?” Derin gülerek başını salladı. “Tabii.” Dicle elini Derin’in karnına koydu. Bir süre sonra küçük bir hareket oldu. Dicle şaşkınlıkla güldü. “His­settim!” Emre de gülümsüyordu. Ev bir anda neşeyle doldu. Bir süre sonra herkes salonda oturmuş sohbet ediyordu. Demir birden Derin’e döndü. “Bir şey düşünüyordum.” Derin merakla baktı. “Ne?” Demir gülümsedi. “Kızımıza isim bulmamız lazım.” Dicle hemen konuştu. “Benim bir sürü önerim var!” Emre gülmeye başladı. “Eminim vardır.” Derin Demir’e baktı. “Sen ne düşünüyorsun?” Demir birkaç saniye düşündü. Sonra yavaşça söyledi: “Ben… Ela ismini seviyorum.” Derin’in yüzü yumuşadı. “Ela…” Karnını okşadı. “Ela Çelikoğlu.” Demir gülümsedi. “Nasıl?” Derin gözleri dolarak cevap verdi: “Çok güzel.” Demir eğildi ve Derin’i öptü. “Hoş geldin küçük Ela.” Salonda herkes gülümsüyordu. Artık onların küçük ailesi daha da büyüyordu. Gece oldukça ilerlemişti. Ev tamamen sessizdi. Herkes uyuyordu. Derin yatağın içinde döndü durdu. Bir türlü uyuyamıyordu. Bir süre sonra yavaşça doğruldu. Karnını tutarak fısıldadı. “Yine mi aşeriyorsun küçük hanım?” Sonra yanındaki Demir’e baktı. Demir derin bir uykuya dalmıştı. Derin hafifçe onun omzunu salladı. “Demir…” Demir uykulu bir sesle mırıldandı. “Hımm…” Derin biraz daha dürttü. “Demir uyan.” Demir gözlerini yarım açtı. “Bir şey mi oldu?” Derin biraz çekinerek konuştu. “Ben… aşeriyorum.” Demir hemen doğruldu. “Ne?” Derin utangaç bir gülümsemeyle söyledi. “Canım çilek çekiyor.” Demir bir an saati kontrol etti. Saat gece üçtü. Demir şaşkınlıkla baktı. “Şu anda mı?” Derin başını salladı. “Evet…” Sonra çocuk gibi konuştu. “Çok istiyorum.” Demir birkaç saniye ona baktı. Sonra gülümsedi. “Tamam.” Derin şaşırdı. “Gerçekten mi?” Demir yataktan kalktı. “Benim kızım istiyorsa buluruz.” Derin hemen sordu. “Şaka yapmıyorsun değil mi?” Demir ceketini alırken cevap verdi. “Hayır.” Sonra eğilip Derin’in alnını öptü. “Bekle beni.” Derin gülümseyerek başını salladı. Gece oldukça sakindi. Çoğu yer kapalıydı. Demir arabayla birkaç markete baktı ama hepsi kapalıydı. Demir direksiyonda kendi kendine konuşuyordu. “Gece üçte çilek mi bulunur…” Ama sonra gülümsedi. “Bulacağım.” Bir süre sonra küçük bir 24 saat açık market gördü. Hemen arabayı durdurdu. İçeri girdi. Raflara baktı. Meyve bölümüne geldi. Ve… Gözleri parladı. “Çilek.” Küçük bir kutu çilek vardı. Demir hemen aldı. “Hayatımı kurtardın.” Kasadaki görevli gülmeye başladı. “Gece gece çilek mi?” Demir gururla cevap verdi. “Hamile eşim aşerdi.” Görevli gülümseyerek söyledi. “O zaman kesin almak zorundasınız.” Demir başını salladı. “Kesinlikle.” Eve döndüğünde Derin salonda onu bekliyordu. Kapı açılınca hemen ayağa kalktı. “Buldun mu?” Demir poşeti kaldırdı. “Tabii ki.” Derin’in yüzü aydınlandı. “Gerçekten mi?!” Demir mutfağa gidip çilekleri yıkadı. Bir kaseye koydu. Derin hemen bir tane aldı. Yedi. Gözlerini kapatıp gülümsedi. “Çok güzel.” Demir gülüyordu. “Bu kadar mı istiyordun?” Derin başını salladı. “Evet.” Sonra bir tane çileği Demir’e uzattı. “Sen de ye.” Demir aldı. Derin ona sevgiyle baktı. “Sen çok iyi bir baba olacaksın.” Demir eğildi ve Derin’i öptü. “Ve iyi bir koca.” Derin gülümsedi. Sonra karnını okşadı. “Küçük Ela da mutlu.” Demir elini Derin’in karnına koydu. “Yeter ki siz mutlu olun.” Gece sessizdi. Ama evlerinin içinde sıcacık bir mutluluk vardı.. Gece çilek krizinden sonra tekrar yatağa gittiler. Derin Demir’in omzuna yaslanmıştı. Demir de bir elini onun karnının üstüne koymuştu. Bir süre sessizce durdular. Derin yavaşça konuştu. “Demir…” Demir gözlerini kapatmıştı ama uyumamıştı. “Evet?” Derin karnını okşadı. “Ela doğunca nasıl olacak sence?” Demir hafifçe gülümsedi. “Evi başımıza yıkacak.” Derin güldü. “Ciddi söylüyorum.” Demir biraz düşündü. “Benim tahminim…” Derin merakla sordu. “Ne?” Demir gülümseyerek cevap verdi. “Senin gibi güzel olacak.” Derin utanarak onun omzuna vurdu. “Abartıyorsun.” Demir başını salladı. “Hayır.” Sonra Derin’in karnına dokundu. “Belki de gözleri benim gibi olur.” Derin gülümsedi. “Belki.” Demir yavaşça konuştu. “Onu ilk kucağıma aldığım anı düşünüyorum bazen.” Derin dikkatle dinliyordu. Demir’in sesi yumuşamıştı. “Çok korkacağım sanırım.” Derin şaşırdı. “Sen mi korkacaksın?” Demir başını salladı. “Evet.” Derin merakla sordu. “Neden?” Demir Derin’e baktı. “Çünkü artık kaybedecek iki şeyim olacak.” Derin onun elini tuttu. “Biz seni bırakmayız.” Demir eğilip Derin’i öptü. “Ben de sizi.” Ertesi sabah Sabah güneş ışığı salona vuruyordu. Derin mutfakta kahvaltı hazırlıyordu. Demir arkasından geldi ve ona sarıldı. “Günaydın.” Derin gülümsedi. “Günaydın.” Demir karnına baktı. “Prenses nasıl bugün?” Derin gülerek cevap verdi. “Sabah sabah tekme attı.” Demir hemen eğildi. “Gerçekten mi?” Derin başını salladı. “Evet.” Tam o sırada kapı çaldı. Demir kapıya gitti. Kapıyı açtığında Dicle ve Emre vardı. Dicle içeri girer girmez konuşmaya başladı. “Size bir haberimiz var!” Derin meraklandı. “Ne oldu?” Dicle heyecanla Emre’ye baktı. Emre biraz utanmış görünüyordu. Dicle sonunda söyledi: “Biz… evlenmeye karar verdik!” Derin bir anda sevinçle ayağa kalktı. “Gerçekten mi?!” Emre gülümseyerek başını salladı. “Evet.” Demir kardeşine baktı. “Demek sonunda.” Dicle gülüyordu. “Evet.” Derin hemen Dicle’ye sarıldı. “Çok mutluyum!” Demir de Emre’nin omzuna vurdu. “Artık resmi olarak aileye giriyorsun.” Emre gülerek cevap verdi. “Sanırım öyle.” Dicle bir anda Derin’in karnına baktı. “Ela büyüdüğünde iki düğün fotoğrafı görecek.” Derin gülümsedi. “Evet.” Demir de Derin’e baktı. “Ve çok kalabalık bir aile.” Ev yine kahkahalarla dolmuştu. ...
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD