5. BÖLÜM

1798 Words
BÖLÜM ŞARKISI : FATMA TURGUT - AŞK DEDİĞİN ☄☄☄ BÖLÜM 5 Sabah kalkıldığında muhakkak yapılan, milli ata sporumuz halı deseni inceleme ritüelini tamamlamak üzereyim bir saniye .. Bunu yapmıyorum diyen de bir tane insan çıkmaz maalesef. Ben yapmıyorum diyenin de samimiyetinden şüphe ederim ne yazık ki .. Dün Mehmet Han ' ın mesajına cevap verdiğimi filan düşünenler varsa , bu beni biraz üzer . Çünkü hayatımda ilk defa bu denli bir iltifat aldım. Yani tabi daha önce çok güzelsin ya da keşke güzelliğin bulaşıcı olsa gibi iltifler elbette oldu. Bunlara iltifat denmez bana göre, çünkü üniversite gibi her önüne gelenle yatma hayalleri kuran kekoların bulunduğu bir ortamda almıştım. Onların da oyu geçersiz. O yüzden Mehmet Han'ın söyledikleri iltif değil ' iltifat ' bana göre . Neyse mesaja saatlerce baktım arkadaşlar, gözümü kırpmadan. Off ne zormuş bu işler. Aslında ben en başında hiç ihtimal vermediğim için Mehmet Han'ın bana cevap vereceğine bir de üstüne ZEYNEP ÇOK GÜZELMİŞSİN falan diyeceğine - he burası önemli yani ne dediğini unutmayın - o yüzden işte şimdi neler olabileceğini kestiremiyorum. Ben hayatımda her şeyi planlayarak yaşayan bir kızdım . Bu tarz bir bilinmezlik beni geriyordu. Aslında germekten de öte korkutuyordu . Neden diye sormayın .. Lütfen beni kendinizi benim yerime koyun ..  Yani Mehmet Han bana bakmaz ki gibi bir algı oluşmuştu beynim de . Bu da kesin o çırpı bacak Leyla ' nın beynime işlediği o cümlelerden kaynaklanıyordu.  Sanki kendisine bakacak bir adam dı Mehmet Han da bana öyle şeyler söylemişti . Neyse daldan dala atlıyorum yine . Elimi yüzümü yıkadıktan sonra odamdan çıkıp mutfağa girdiğim de dün kü o omletli kahvaltıyı bulamadım . Çünkü bugün Salı ve Mehtap su okul da . Neyse bende kendime sahan da yumurta kırayım ne yapayım ? Ha bu arada siz sahan da yumurtaya ne diyordunuz ? Biz sahan da yumurta diyorduk hala değişmedi öyle diyoruz . Bu gelenek devam ediyor yani . Hani bilmeyen filan varsa öğrensin. Doğruluğu kesinleşmiş de üstelik .. Kahvaltımı yaptıktan sonra mor kupama koyduğum kahvemle pencerenin önüne Mehtap ' ın zamanında birlikte evi döşerken bu tekli koltuğu pencerenin önüne koyalım, belki yağmur yağarken onu izler de şair oluruz dediği tekli çiçekli koltuğa oturdum. Koltuğun hemen yanında duran camlı sehpanın üzerinde duran telefonumu da elime aldığımda yağmurun yağmasını bekledim. Şaka şaka. Murat Dalkılıç ' ın o şarkısını evirecek olursak benden ne şair olur ne de şiir arkadaşlar . Alın işte dakika bir gol bir. Telefonu elime alır almaz tüm sinirlerim beynimin en uç noktalarına toplanmaya başladılar bile. Bilin bakalım, neden ? MEHMET HAN FOTOĞRAF ATMIŞ . Neden bir anda böyle şeyler yapıyordu bu çocuk . Ağzımızın suyu aktı..  Biliyorum insanlık için küçük ama benim için cinnet sebebi olan bu durumdan zerre etkilenen olmaz. Ya da yalan söyledim , hepiniz aşağıya koyacağım fotoğrafın altına sürüyle yorum atacaksınız ama lütfen yorumlarınız hüp diye içine çek beni ya da ateşini yolla bana tarzı Tarkan ' la Hakan Peker şarkılarından potporiler olmasın. Gözlerinizi oyarım. Ayrıca vaz geçtim yok size fotoğraf filan. Beni durduk yere kanser etmeyin şimdi.  Ya hayır anlamıyorum, sen o i********: ' ı  oranı buranı bu aç kurtlara sergilemek için mi kullanıyorsun ? Seni de şikayet edeceğim Mehmet Han gerçi Mike beni ne kadar dinler orasını bilmiyorum ama olsun. Aşkıma can feda. Hoş bir milyon liraya nelerinizi satarsınız sorusunu ciddiye alan Mike ve Kevin kendi ürettikleri i********: ' ı f*******: ' a sattı ama. Bu bilgiyi de neden verdim onu da biliyorum mesela, neyse. " Cık cık cık ! Gözünüz kör olmasın, şu yorumlara bakın. " Şöyle kocam olsun, milyarlarca borcum olsun. Bakalım bir profiline , bu güzide yorumu hangi iki bacaklı atmış ? Anam şuna da bakın hele ! Çakma Barbie seni. O silikonlarla mı kandırcan benim hacı abi kılıklı sevdiğimi , sana mı bakar o be ? Sana mı bakar peki Zeyno ? Sen sus! Kimden yanasın sen ya !  Leyla mı girdi senin içine ! Sen benim kafamın içindesin kendine gel ! Şurada hakikatli bir çekişme var rakiplerimle. Büyüyle filan halledeceğim ben. Adelelerinde ter olam ! Hiii ! Terbiyesiz ! Bu kadarını ben bile olmak istemezdim. Yalancı ! ne ayıp. Peki senin profiline bak- çık çık çık. Anam ben bununla baş edemem. Esmer, yemyeşil gözlü bacak boyu ise buradan gözüktüğü kadarıyla arşı boylamış bir diğer iki bacaklı. Çık Zeynep, kendi kulvarlarında yarış. Bununla karşı karşıya bile gelme mümkünse .c  Seni anan benim için doğurmuş !  Sen öyle san anam ! Onun anası yani Efsun teyzem – annem  : d - muhterem eşi Haldun amca – kayın babam - çok güzel bir akşam da uzun uğraşlar sonucu düşünüp acaba biz bu dünyaya ne getirebiliriz de hayırlı evlatların neferi olur diyerek çıktıkları yolda güzel başarılar elde ederek bu yağız oğlanı meydana getirmişler . O da kimse için değil , sadece bana özel olur tatlı kıs o yüzden ikile . Elimdeki ekrana bir an da Mehmet Han ' ın fotoğrafının üzerine başka bir simge düşüp aynı zamanda bir de melodi çalmaya başlayınca annemin bugün geciktiğini anımsadım. " Alo . " " Alo Zeynep nasılsın kızım ? " annem ve nereden ve nasıl depoladığını bilmediğim hayat enerjisi. " İyiyim tontişim sen nasılsın , Hüsom nasıl ? " Hüso benim canım aşkım babam sayın okurlar . Kendi aram da taktığım bu lakaptan henüz haberi yok . Yirmi beş yıldır da olmadı . Bazen yanında ağzımdan kaçsa da gariban annem hemen toparlıyor hatta . Ah be babam ah be Hüsom .. " Biz iyiyiz kızım . Bu hafta sonu gelecek misin ? Özledik seni . " Ahh benim minnoşum , sen ona Yiğit ' in annesi Şengül seni soruyor , sürekli fotoğraflarını göstermekten yıldım desene be anne.. Ayrıca her hafta sonu gidiyormuşum gibi neden bu hafta sonu geliyor musun diye soruyorsun ki anne  ? Ancak düğün ve cenazelerde oraya geliyorum ya ben. Ah be Ankara ne ölüme , ne dirime be !  Abartma ! Geçen hafta yaptırmama rağmen eğrilmeye başlayan tırnaklarıma baktım uzun uzun. Aa birinin kenarından da et fırtmış . Ben bunu nasıl daha önce görmemiştim ? " Zeynep orada mısın ? " Hı ne !? " Buradayım anne ama bu hafta sonu zor. Özel ders vermek için birkaç yere numaramı bıraktım oradan haber gelebilir . " Dediğimde telefonun diğer ucundan derin bir ohh nidası yankılandı . Sanırım annemin sabrının son sınırındayız . " Bezdirdin beni artık Zeynep . Zaten hala neden oradasın hiç bilmiyorum . " Diye bağırdığın da annemin gür desibeline muzdarip kulağımın dayanamayacağını hissederek telefonu biraz uzağa götürdüm . Tabi telefonda ki sesin ardı arkası kesilmiyordu ... Grahambell affet ama böyle zamanlarda sana çok sövüyorum .. Hem de mezarın da ters dönecek kadar ..  " Okulunu bitirdin , mesleğini eline burada da alırsın . " Allah allah nasıl bir cümleydi bu ! " Ama anne- ... " " Kariyer hayatını sonuna kadar destekliyoruz bunu zaten biliyorsun ama yeter be kızım . Özlüyoruz seni . Ben böyle olacağını bilseydim hiç gönderir miydim seni o yaban ellere ?  " Eller günahkar be anne ... Ama sen böyle dersen benim çeşmeler sonuna kadar açılır ki . Aslında haklılardı . Seneler önce ana vatandan bir çıktım , bir daha tatiller de bile zor gider oldum. İstanbul ' a o kadar alıştım ki , en çokta eğer bir gün temelli yurduma dönersem Kadıköy ' den nasıl ayrılacağımı kara kara düşünürken buluyorum bazen kendimi . Zor olacak benim için . Ya da belki eş durumundan atamam çıkar . Mesleğinde ki atamadan hayır görmedin zaten yavru ceylanım. Allah belki Mehmet Han ' la bir şans verir de ' atan ya kulum ' der. Hadi inşallah. Bu aralar tek temennim..  " Yok sa biri mi var Zeynep ? O yüzden mi elini ayağını çektin buralardan ? " e insaf anne ! Ben buraya geldim geleli Ankara '  dan elim ayağım her bir uzvum çekik, Mehmet Han hayatıma gireli daha 4 ay bitmedi. Hiç günahını alma benim ponçiğimin günahını .. " Yok kız garibanın yüzü güler mi ? " ben bu cümleyi der demez ahizeden bir çığlık sesi yükseldi. Aman allah ' ım sağır oldum , bu kez kesin oldum ! " Kim o zılgıt çeken ya ? " parmağımı kulağıma götürüp derinden sarstım. Şimdi onun betimlemesini size yapardım da gerek yok .. " Aysel yengen , " diye mırıldandı annem. Amcamla babannem zoruyla tanıştırıldıklarında amcamın hiç sevmediği fakat yengemin kendisini beğenmesiyle o an aklına geldiği Aysel git başımdan ben sana göre değilim dizelerini söyleyen Atilla İlhan ' a ilk atıfta bulunanlardan. İşin garip tarafı Aysel yengem bunun şiir olduğunu bilip şiirin devamını amcama söylemesi. Yengem şiiri öyle güzel söylüyor ki amcam o saniye etkileniyor yengemden. İşte ailede bir tane insanın tanışma hikayesi normal değil . Benimkini zaten biliyorsunuz . Ah Mehmet Han , biz hepsini sollarız aşkım.. " Yengoşş , napıyorsun kız ? " diyerek laf attığımda ahize bir an sarsıldı, telefon el değiştirmişti. " Güzeller güzelim iyiyim sen napıyorsun ? " diyerek şakıdı . . Bizim yengemle ilişkimiz öyle diğer insanların ki gibi soğuk , mesafeli , uzak ya da nifak tohumları ekilmiş gibi değildi .  Biz yıllarca aynı evde yaşadık . kuzenlerim babam annem ,  amcamlar.. Aşiret ailesi gibiydik aynı . Tabi sonra babam ve amcamlar durumları düzeltince evleri ayırdılar.  ama tabi nereye kadar ayrılacaktın ki ? Dört katlı bir apartmanda her katından biri oturacak şekilde ayrılmaydı bu. Yani birbirinize gitmek için öyle şehirler filan değiştirmiyordunuz . " Kızım ne zaman getireceksin bize şöyle dalyan gibi oğlanlar ? " – lar? Babam beni vursun mu istiyorsun yenge ? " Valla tek umudum sensin Zeynep . Benim kızlardan beklentim kalmadı artık . Hepsi sanki profesör olacak gibi kitap defter başında pinekliyor. " Beni koyduğun statü, bana yüklediğin bu sorumluluk... nasıl desem biraz kırıcı . Olsun ama Mehmet Han ' ı bir kafalayayım altın madalyon bana takılacak .  Ha bu arada benim kızlar diye çöpmüş gibi değersiz şeyden bahsettiği kuzenlerim Eda ile Ece. İkizler. Biri avukat adayı, diğeri ise mühendis. Görüyorsunuz bizim ailedeki meslek skalasının aralığı yok . Herkes zeki . " Var ama sen çaktırma yanındakilere Aysel ' im. " Ona ismiyle hitap ettiğimi duyunca kahkaha attı . Çünkü ona böyle seslenmem çok hoşuna gidiyordu . Neymiş , kendisini daha genç hissediyormuş . " w******p ' tan o yemeğin tarifini at bakalım, bende beğenecek miyim ? " bakın bu kadın tam benim kalemim. " Olur, " dedim sırıtarak " Şimdi kapatıyorum , seni de öpüyorum herkese selam söyle . Muck muck . " Dedikten sonra ondan da öpücük sesi duyduğumda telefonu kapattım. Ben konuştuklarımıza gülerken daha telefonun ekran ışığı kapanmadan ardı ardına mesaj sesi yankılandı. Mesajlar..... Mehmet Han : Zeynep Sözügeçmez , Mehmet Han : 1995 Ankara doğumlu Mehmet Han : İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik Bölümü mezunu . Mehmet Han : matematik öğretmenisin ama henüz ataman gerçekleşmemiş . Mehmet Han : yaklaşık beş yıldır İstanbul'dasın ve anonim bir markette daha geçen haftaya kadar kasiyermişsin . Mehmet Han : bu kadarla sınırlı değilsin değil mi ? Oha ! Çüş ! ☄
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD