8. BÖLÜM

1936 Words
BÖLÜM ŞARKISI : KALBEN - SADECE ☄☄☄ BÖLÜM 8 Ayna da son kez üzerime baktığımda memnuniyetle dudaklarımı araladım . Güzel olmuştum . Üstelik bazı şahısların aklını başından alacak kadar. İşte biz kadınlar sırf böyle olduğunu karşı tarafımıza belli etmemek adına önce kendimiz için güzel olduğumuz tezini sokarız yürürlüğe . Çünkü biz kadınlar zaten güzeldir, amaç bunu dile getirmeden karşı tarafa ruhları duymadan aksettirmek.. Eheheheh ! " Mehto hazır mısın ? " diye bağırdım koridora doğru başımı uzatarak . " Hazır değilsen acele etme , seni bırakır giderim ben . " " Hazırım be ! " diyerek ciyakladı anında yan odadan . Ben kapıya doğru hızla ilerlerken koridorda topuklu ayakkabılarımın tok sesi yankılanıyordu . Çelik kapıyı açmadan hemen yanında duran boy aynasından kendime baktım yeniden. Yüzük parmağımla alt dudağımın kenarından hafif taşmış ruju sildim . Nasıl öz güvenliyim , inşallah dönüşte Tülay ' ına feryat figan bağıran o çaresiz adam gibi pişman olup Mehmet Han geri dööööğğn , çok pişmanıma döndürmem olayı . Çünkü neler yaşayacağım zerre kestiremiyorum . Mesela Mehmet Han beni tanıyacak mı ? İşte bu soru kafamda ki tüm tilkilerin kuyruklarını birbirine bağlar , yetmez üstüne bir de halay çeker . Ben düşüncelerle boğuşmaya devam ederken Mehtap ' ın sesi tam kulağımın dibinde yankılandı . " Alo ! Hadisene kızım , tren mi bekliyorsun , geçmez buradan . " Allah ' ım yine Mehtap ve ilk okul 1 . Sınıf esprileri. Kazasız belasız bindiğimiz arabayı inşallah yine kazasız belasız gitmeyi umduğum Mehtap su kullanıyordu . Aradan bir kaç dakika sonra " Şimdi karşısına çıkacak mısın sen ? " diyerek iç sesimin kavgasına dahil oldu Mehtap su . " Bilmiyorum , " dedim umutsuz bir sesle " Çıksam bile tanıyacak mı bakalım beni ? " " Niye tanımasın Zeyno . Sonuçta karakteristik bir yüzün var . " Gözlerimi devirdim . " Sağ ol ya . Kesin ondan tanır beni . " Saçma sapan bir bakış atıp " Onu bunu bırak da Serdar ' a bugün evde uslu uslu oturacağımı söyledim . " Dediğin de dudaklarım kendiliğinden aralanıp , gür bir kahkaha fırlattı ortaya . Gülüşüme adeta haykırarak " Ne gülüyorsun ya sen ? " diye sorduğunda ben bir kez daha güldüm . Çünkü neden gülmeyeyim ? " Kızım annemden erkek doğdum deseydin bu daha inandırıcı olurdu . " Sağıma hızla döndüğüm de ağzımı eğen hareketlerle karşılaştım . Ama nasıl güzel çarpılıyor var ya ... Yaklaşık bir buçuk saat sonra Mehmet Han ' ın hikayesine çivilediği konuma varabildik . Bir ara Edirne ' ye doğru gidiyoruz sandım . Çünkü baya şehre sapa bir yerde kalıyor . Yalnız mekan baya klas bir yer . Dışarıdan öyle gözüküyor en azından . Dev ışık uzmesi var mekanın kapısının önünde . İki tane de sanki kale kapısını koruduğunu zanneden dev adam . Arabadan inip anahtarı , bize yaklaşan valeye verdiğimizde Mehtap ' la bir kaç saniye bakışıp sanki hiç çaktırmamaya çalışıyoruz ama burası bizim boyumuzun ölçüsünü aldırtacak cinsten . Karşıda ki dev adamların bakışları altında , ağır ağır mekana doğru yürümeye başladığımızda Mehtap su çaktırmadan kulağıma eğilerek " Bura da bir içeceğe böbreğimi istemezler değil mi Zeynep ? " diye sordu . Ben ise kahkaha atmamak için dudaklarımı birbirine bastırdım . Koluna girerek kapıya doğru yaklaştığımızda muhafızlar bizi süzmeye devam ediyorlardı . Yalancı bir gülümseme kondurup dudaklarıma Mehtap ' ın duyabileceği şekilde başımı ona doğru çevirdim . Tabi yüzümdeki sahte gülüşte Mehtap ' a dönmemle anında silindi . " Saçmalama , " dedim dişlerimin arasından " Cool yürümeye çalış , senin öğretmen benimde işsiz olduğumu anlamısınlar . " Cümlemi tamamlar tamamlamaz dev adamların önüne varmıştık . Demin ki gülüş yeniden peydah oldu dudaklarıma . Yemin ederim şu sahte mimiklerim yüzünden erkenlerden kırışacağım . Yaş otuz beş , yolun yarısında avuç avuç kremleneceğim tuvalette bile . " İyi akşamlar beyler , " diyerek muhafızlara sevimli sevimli gülümsedim . Mehtap sağ tarafımda nefesini tutmuş , öylece bana bakıyordu . Eğer daha ilk engelde takılırsam , ben nasıl sizin ailenize telli duvaklı gelin olacağım Mehmet Han ? Muhafızlardan biri sanki buraya her gün geliyormuşuz gibi bizi tanıdığını sanarak " İyi akşamlar bayanlar . Buyurun geçin . " dedi. Duyduğum argo hitaba gözlerimi devirmemek ve bu izbanduta ağzının payını vermemek için kendimi zor tutarak yürümeye başlamıştım ki ben kadar sabırlı olamayan arkadaşım da benimle birlikte yürürken şiddetle homurdandı . " Bayan senin babandır ! " dediğinde kolum da duran koluna çimdik atarak onu zorla tekrar yürütmeyi başarmıştım . Başımıza bela alacağız . Üstelik daha kapı da . Girer girmez koridorda içerek ölümüne dans edenleri gördüğümde gözlerimi bu kez gerçekten devirdim . Yabancı müziğin intro sesi bangır bangır , kulakları uğuldatmayı başarıyordu daha burada . Mehtap yanımda halinden memnuncasına koridoru benimle birlikte sessizce yürümeye devam ediyordu . Sonunda içeriye tamamen girdiğimizde aslında bizim üst katta olduğumuz çarptı gözüme. Çünkü bar ve sahne önümüzdeki merdivenlerden inildiğinde, oradaydı. Yukarıdan aşağıya baktığımızda aslında buranın hiçte haybeye bir yer olmadığını da anlamış olduk. Çünkü o kadar güzel ve kaliteli dizayn edilmiş ki masa ve sandalyeler bile çok havalıydı ve ben çok pahalıyım der gibi duruyordu. Ben etrafı daha fazla süzmeye devam edecekken yanımda bir hareketlilik hissettim. Mehtap su kolumda duran kolunu kurtarıp bir çığlık attığında gür müziğe rağmen işitmiştim. " Ne oluyor kızım ! " diye terslendim yüzüne bakarak. Mehtapsu ise beni arkasında bırakarak merdivenleri bir bir inmeye başladığında " Beni burada unut ! " diye bağırdı sesini duyurmak adına . Ben de onu takip ettiğimde bar tezgahına ulaştık ve ben çantama uzanarak içinden büyük güneş gözlüğümü alıp gözüme geçirdim . O sıra da Mehtap bar taburesine oturduğunda , anında bizi görüp yanımıza gelen barmene " Ben bir tane rom istiyorum . " Diyerek bu kez bana döndüğünde beni güneş gözlüğüyle görmeyi beklemiyordu ki salak salak sırıtmaya başladı . Bar taburelerinden birine bende geçip otururken bir yandan da her an her yerden Mehmet Han'ın çıkabileceği düşüncesi kalbimi sıkıştırmaya başlamıştı . Hadi ama ! Sen zaten onu görmeye gelmedin mi buraya ? İç sesimin haklılığına bir of çektiğimde Mehtap yüzündeki o gülümsemeyi silmeyerek bana yaklaştı. " Hoş geldiniz , plajımız arka tarafta . " Diyerek benimle dalga geçtiğin de o her ne kadar görmese de gözlerimi ölümüne devirdim . Barmen Mehtap ' a içkisini getirdiğinde , bakışlarını bana çevirdi . Oh , en azından o yanımdaki şapşal kadar bir tepki vermedi . " Merhaba , " dedi en azından kötü bir şey demedi , iyi bir şey de demedi . " Gözlüklerin güzelmiş . " Al işte ! Tuttuğum soluk bu cümlesiyle pat diye patladı . Mehtap tabi bir kahkahalar , bir böğürmeler .. sormayın gitsin . Yüzümü buruşturup , dev gözlüğü burnumun üzerine düşürdüğüm de barmene tuhaf bir ifadeyle baktım . Uzun boylu , yaklaşık yirmi beş yirmi altı yaşlarında ve aşırı yakışıklı barmen benim o ölümcül sandığım bakışlarıma sırıttı ve ardından tamda şu cümleyi kullandı: " Ne içersin Blade filmi aşığı kız ? " Ve artık Mehtap ' ı tutabilene aşk olsun . Katıla katıla gülmeye başladı çünkü . Bu asla benim en yakın arkadaşım olamazdı ya ! Başta kriterlerimi taşımıyordu bir kere . Nasıl oluyor da katlanabiliyordum ben buna ? Nasıl katlanabiliyordum ? Elin barmenine rezil etmişti beni utanmaz arlanmaz ! Artık gözlerim benden bağımsız devriliyor hem de ardı ardına . " Haha ! Çok komiksin çakma Brad Pitt ! " lafımı yerleştirdikten sonra gözlüğü gözüme sabitleyip istediğim içeceği söyledim. Barmen başını inanamıyorcasına sallayarak istediğimi hazırlamaya koyuldu . Mehtap kafasını sağa sola sallayarak bir şey aradığını belli edercesine etrafına bakınmaya başladı . Müziğin gürültülü sesi asla kesilmiyordu. İntro parçalar birbirini kovalıyordu sanki . Mehtap aradığını bulamadığını belli ederek dudaklarını büzüp yüzüme baktı. " Nerede acaba senin ki ? " diye sorduğunda bende kafamı ona çevirdim . " Bilmiyorum . " İçecek dolu bardağa dudaklarını yaslayıp , bir dikişte içti hepsini. Dudaklarını yalayıp " Burası çok bilindik bir yer Zeyno , " dedi. Demek ki mantıklı tarafını aktifleştirmişti şu an . Faydalanmak gerekirdi . " Buraya yalnız da gelmemiştir üstelik. Ki sen fotoğrafta bir guruptan bahsetmiştin . " Başımı salladım . " Belki barmen tanıyordur , " deyip göz kırptı . " Ona soralım . " " Ne soracakmışsınız bana ? " bu ses aynı zaman da önüme istediğim içeceği koyan barmene aitti . Demek duymuştu bizi . Önüme konulan alkolsüz kokteyl bardakta duran pipete dudaklarımı yaslayıp bir yudum çektim . Ağzımın içine yayılan vanilya ve çilek aromasıyla memnunca gülümseyerek " Gel bakalım ilahi insan . " dedim bize bakan barmene. Tabi ben bunu dedikten sonra bakışlarına şaşkınlık dalgası yayıldı. Mehtap vakit kaybetmeden bana dönerek " Telefonunu çıkart ," dedi "Şu storyi gösterelim . " Yanımdaki taburenin üzerine koyduğum çantaya uzanıp, içinden telefonu aldım. Ss ' ini aldığım fotoğrafı açarak barmene çevirdim. İşimi riske atamazdım, tüm storyleri profilinde çivili beyefendinin ama bir şey çıkar, canı sıkılır bu storyi sileceği tutar anim allah. " Bunlar hakkında ne biliyorsun Bay J ? " diye sordu Mehtap . Barmen elimdeki telefonu eline alıp, fotoğraftaki arkadaş gurubunu zumladı. Uzun uzun baktı. Ben o kadar incelemedim. " Bunların kim olduğunu bilmiyor musunuz yani siz şimdi ? " diye sordu ekrandan yüzünü kaldırıp bize bakarak. Mehtap'la aynı anda gözlerimizi devirdik. Ne yani biz şimdi bunlara devlet büyükleri sıfatını yakıştırmadık diye mi böyle oldu? Bilmek zorunda hissettiğim bir dönem oldu evet ama hepsini değil. Şu yandaki, kızların mesken tuttuğu bedeni bilsem yeter dedim ben, niye şov yapıyorsun şimdi bana ? " Bilsek senden secere mi isteriz kardeşim ? " ah, gel kız alnından öpücem ! Barmen Mehtap'ın söylediğine aldırış etmedi. Telefonda bir yere biraz daha zumlayıp , aniden bize doğru çevirdi. Bu birini göstermekti. Parmağını zumladığı kişi geçen size bahsettiğim Cenk , yani pezevenk olan .. Onu gösteriyor bize . " Bakın bu adam, buranın sahibi. Tekila Bar ' ın yani . " dediğinde elbette şaşırmadık . Çünkü öyle bir tip var bunda, size uzun uzun bahsetmiştim. Demek ki arkadaşının mekanındaydı Mehmet Han . İçim biraz daha kötü oldu . Çünkü şu an açık açık deplasmandayım ben . Kurtlar sofrasının diğer adı . Bura da olmayacaksa olur . Mehmet Han.. Yalvarırım bu mekanda kimseyle sevişmemiş ol... Kafamızı salladık. Barmen devam etti. Cenk'in yanındaki diğer yakışıklı, uzun boylu, gri saçlı çocuğu gösterdi. " Bu Ozan , Cenk'in kuzeni . Şu yanındaki , " diyerek bu sefer zumladığı fotoğrafı kaydırıp Ozan'ın yanında duran ve çok güzel olan kızı gösterdi. " Serra, sevgilisi. Üstelik yıllardır. Baya körkütük aşıklar. " allah ' ım dedikodunun hası ya. Bu çocuk benim çok işime yarayacak . Keşke hacıyla , hocayla uğraşmayıp direkt seni bulsaydım ya ben . Barmen biraz daha kaydırdı fotoğrafı.. Ve bu sefer işaret parmağı Mehmet Han'ın güzel suratında durduğu an bedenimden öyle bir ürperti geçti ki . Bu ürperti hani dizilerde esas kızların, başrol oğlanları gördüğünde ilahi bir güç tarafından gönderilip yaşaması gereken bir ürperti olur ya.. Bak bak! Kaç kez esas kız olduysa ...! İçimdeki ürpertiyle birlikte sanki her şey normal akışından çıktı, slow motion bir havaya büründü. Allah'ım bu da dizilerde olmuyor muydu? Barmen elini tam da Mehmet Han'ın üzerine getirdiğinde kalbime yediğim darbeyle taklalar atmak istedim. Bu da dizilerde.... " Bu da Han ," dedi artık dünya ahiret bu bardaki sol kolum olan barmen, " Cenk ' le Ozan ' ın en yakın arkadaşı. Hatta, " allah ' ım kalbime yediğim darbeler mi artıyor , noluyor ? Kalp krizi belirtileri mi bunlar ? Bu yaşta , üstelik Mehmet Han ' ı dünya gözüyle kanlı canlı bir kez göremeden göçüp gidecek miyim bu diyardan ? Göçüyorum sanırım .. Diğer tarafa .. Çünkü barmenin ' hattadan ' sonra kullandığı şu cümleyle , kalbime saplanan son şiddetli ağrı , halamın görümcesinin kocasının geçirdiği kalp krizinden önce yaşadığı belirtilerle tıpatıp aynı .. " Bakın , şu an karşı locada oturuyorlar . " ☄ Zeyno'm aşktandır o beybiiii, çokta şeapma ddjdjdjfjdjf
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD