BÖLÜM ŞARKISI : VELET, ECE MUMAY - OLMADI
BÖLÜM 14
☄☄☄
Oflayıp poflayarak ne yapacağımı 17204. kez düşündüğüm sıra bir şey oldu . Ekranı açık olan Mehmet Han ' ın mesaj sensöründe, isminin hemen altında küçük bir yazı belirdi. Çevrim içi .
Kalbim.. Ne elekro şok almış gibi çırpınmaya başladın bir anda !
Sırt üstü uzandığım yerden oklava yutmuş gibi doğrulduğumda midemin kasılmasına şahit oldum. Allah ' ım ne oluyor ?
Elim ayağım da titriyor derken, salladığım telefonun ekranında bir değişikliklerin olmasıyla olduğum yerde donarak felç geçirdim adeta. Dakikalardır yazıp yazıp sildiğim ama son anda yazılı kalan mesajım o hengame de gitmişti. Gitmişti! GİTMİŞTİ !
Mesela tam da şu an mesajı gönderdiğim uydu bozulsa, mesajın iletilmesini sağlayan atomlar bir araya gelmese ve... dediğim an aslında her şey için çok geçti. Mesajım gitmişti üstüne bir de mavi tik bile olmuştu.
Zeynep : Bana kökünün İngiliz olduğunu söylemeliydin.
Yazdığım mesaj da buydu işte. İşte insan oğlu yeter ki mesaj atmak istesin, karşısındakinin anneannesinin kütüğünü bile öne sürebiliyordu. Niyet çok önemliyi gerçekten. İnsan yeter ki istesindi.
Mehmet Han : doğru düzgün konuşuyor muyuz da , sana bunu söylemeyi unuttum acaba Zeynep ?
Ya bu adam çok güzel laf sokmuyor muydu ya ! Delireceğim !
Alayla gülüp gözlerimi devirdim.
Zeynep : bana sürekli laf sokmak hoşuna gidiyor sanırım.
Zeynep : en azından ben öyle düşünüyorum.
Mehmet Han : keşke ama aslında hiç sevmem
Mehmet Han : yani laf sokmayı filan..
Mehmet Han : ben ne düşünüyorsam karşımdakine direkt söylerim.
Zeynep : başın bu yüzden çok ağrımış olmalı ?
Mehmet Han : yoo aslında ağrımadı.
Mehmet Han : hayatta hep net olursan kararlarının sonuçları da hep net olur.
Mehmet Han : bende hep net biri oldum.
Mehmet Han : seninle görüşme fikri mesela ..
Mehmet Han : bu aralar kafamda ki en net şey..
Kalbim göğüs kafesini delerceksine atmaya başladı bir anda. Bu çocuk hep böyle yapıyordu işte. Beni kuş gibi uçuruyordu. Az sonra ise hiç bir şey olmamış gibi devam edecektik yaşamaya. Ama işte ben de öyle olmuyordu. Kalbimde hasar kalıyordu ve elimde değildi bu !
Zeynep : daha erken değil mi ?
Zeynep : yani daha ne kadar oldu ki tanışalı ?
Zeynep : üstelik seni bulan benim,
Zeynep : yani nasıl güvenebiliyorsun ki bana ?
Zeynep : ya seninle alay ediyorsam ?
Zeynep : dolandıcıysam mesela ?
Zeynep : seni dolandırıcaksam ?
Mehmet Han : ben hayatımda sen kadar güzel bir dolandırıcı görmedim Zeynep :)
Ahh yine o gülücük.. Kalbim artık peranda şeklinde atmaya başlamıştı ! İyi miydi işte böyle al al !
Mehmet Han : o yüzden belki de ' değerdi ' derim.
Bak yine görüldü yemek istiyor bu çocuk. Ellerim terlemeye boynum da yüzüm de kızarmaya çoktan başlamıştı bile.
Neden böyle şeyler söylüyordu bu adam ? Hangi ara biz bu konuma gelmiştik ki ? Başta ben ısrarcıyken şimdi resmen rolleri değişmiştik. Ben hafiften tırsmıyor değildim vallahi.
Ben kesinlikle yine görüldü atmaya hazırlanırken mesaj bildirimi yeniden öttü.
Mehmet Han : kuzenin Sude
Mehmet Han : çok kafa bir kız
Mehmet Han : üstelik iki günde de alıştı şirkete, çabuk ayak uyduruyor her şeye
Mehmet Han : daha ikinci günü ama tanışmadığı kimse kalmadı.
Mehmet Han : tam aranan bir çalışan
Ya ya ! İçi beni dışı seni yakar !
Zeynep : evet Sude öyledir
Zeynep : iletişim kurma da üstüne tanımam
Zeynep : şu an sahip olduğu mesleğin de küçüklükten beri hayalini kurar
Zeynep : çok şanslı o yüzden
Zeynep : hele günümüzde diplomanın bir çöp olduğu bir dönem de
Mehmet Han : sahi sen de matematik öğretmenisin öyle değil mi ?
Mehmet Han : ama seni araştırırken şu an ki işinde market kasiyerliği yazıyordu
Mehmet Han : atanamadığın için mi öyle yoksa bu mesleği yapmak istemediğin için mi ?
Zeynep : ay hayır tabi ki
Zeynep : kim öğretmenken, kasiyer olmak ister ki ?
Zeynep : oluyorsa da zaten sırf zorunda kaldığı içindir.
Zeynep : benimki de zorunluluktandı
Mehmet Han : dı ?
Mehmet Han : çıktın mı işten ?
Zeynep : evet
Zeynep : hayret hakkımda bu kadar şey bilen adam güncel bilgilere ulaşamamış sanırım :)
Mehmet Han : :))
Mehmet Han : sen de güzel laf sokuyorsun
Mehmet Han : hakkını yememek lazım.
Zeynep : alt edemeyeceğim hiçbir insan yok bence
Zeynep : genellikle onu kendi silahıyla vurmayı severim
Mehmet Han : o konu da da haklısın bak :))
Mehmet Han : bazen düşünüyorum da hayal gibisin
Mehmet Han : varsın ama yoksun gibi
Zeynep : ne demek ki o ?
Mehmet Han : bir an da girdin hayatıma
Mehmet Han : üstelik öyle çarpışarak ya da başkaları gibi kendini bana göstererek değil
Mehmet Han : bana mesaj atarak
Mehmet Han : numaramı nereden buldun ? Beni nasıl buldun dahası ?
Mehmet Han : bu soruların hiç bir cevabı yok ben de
Mehmet Han : ama beni sana çeken ve her mesajına cevap ver diyen bir taraf var içim de
Mehmet Han : bunu asla yok sayamıyorum
Mehmet Han : anlam da veremiyorum
Mehmet Han : çünkü hayatımda ilk kez başıma geliyor
Mehmet Han : üstelik seninle bir kez bile görüşmedik
Mehmet Han : ha pardon bir kez görmüştüm seni
Mehmet Han : o da kırk derece kalabalığın içinde gözünde güneş gözlüğüyle birlikte :))
Off bu çocuk normal konuşurken bile batırıyor iğnelerini. Cidden çok işimiz var ya bizim bununla ! Çünkü aynıyız biz bununla, tıpatıp aynım neredeyse.
Mehmet Han : ama senin beni defalarca gördüğünü düşünüyorum
Mehmet Han : haksız mıyım ?
Bir şeyleri açığa çıkartmanın zamanı geldi gibi sanki. Hem neyi kimden saklıyordum ki ben ?! Nasıl olsa eninde sonunda öğrenecekti. Buna nasıl mani olabilirdim ki zaten ?
Zeynep : evet gördüm
Zeynep : her hafta sonu gittiğin bebek ' teki La Lamel kafe de gördüm hep
Zeynep : gerçi iki haftadır gidiyor musun bilmiyorum..
Zeynep : çünkü seninle konuştuğumuzdan beri gittiğin yerlere gitmiyor, seni takip etmiyorum
Mehmet Han : takip mi ?
Zeynep : evet
Zeynep : kulağa çok sapıkça geliyor farkındayım
Zeynep : ama seni görmediğim de o günüm rezalet geçiyordu
Zeynep : bu da saçma gelebilir sana hak veriyorum çünkü bazen bana da saçma geldiği oldu.
Zeynep : ama öyleydi.
Zeynep : bir gün gittiğin yerlere gidip seni görmesem o gün başıma en olmayacak şey gelirdi
Zeynep : mesela bir keresin de çantam çalındı
Zeynep : mesela bir gün arabamın önüne bir sürü kedi çıkmıştı. Hem de hepsi kap karaydı.
Zeynep : biliyorsun ki kara kediler uğursuzluk getirirdi
Zeynep : o günüm mesela sürekli aksiliklerle geçti. Hiç unutmam.
Zeynep : o yüzden sen de bir şeyler var Mehmet Han
Zeynep : evren beni sana çekti
Zeynep : ben ona inanıyorum
Zeynep : bence eğer yan yana olursak başımıza çok güzel şeylerin geleceğini de düşünüyorum ben mesela
Zeynep : tabi sen düşünürsün bilmiyorum
Zeynep : dediğim gibi saçma da bulabilirsin
Mehmet Han : hayır asla saçma bulmadım, bulmam
Mehmet Han : dediğin gibi evren öyle istiyorsa öyle olmalı bence de
Mehmet Han : ama benim çok daha iyi bir planım var.
Mehmet Han : bence bunu oturup bir yerlere yüz yüze konuşmalıyız
Mehmet Han : daha etkili olacağını düşünüyorum
Mehmet Han : ne dersin ?
Oha derim ! Resmen bana buluşma teklifi ediyordu şu an. Acaba farkında mıydı bunun ?
Zeynep : ben ne diyeceğimi bilmiyorum
Zeynep : henüz seninle karşı karşıya gelebilecek cesaret var mı bende onu da bilmiyorum
Zeynep : çünkü benim için hep gerçekleşmeyecek bir hayalden ibarettin şu an ise..
Zeynep : şu an ise buluşalım diyorsun..
Zeynep : ben gerçekten bilemiyorum..
Mehmet Han : anlıyorum seni
Mehmet Han : ilk mesaj attığımda cevap bile vermeyeceğimi düşünmüştün belki de
Yok artık o kadar da değil.
Mehmet Han : ama bende böyle değildim Zeynep
Mehmet Han : yani sen ilk mesajı atmadan önceye kadar bir şeylerin varlığından bile emin değildim..
Bir şeylerin ? Varlığı ?
Mehmet Han : ben de yalpaladım emin ol
Mehmet Han : ama emin olduğum tek bir şey varsa..
Mehmet Han : o da yüzünü görmek
Mehmet Han : bunu bu aralar her şeyden çok istiyorum.
Zeynep : hızlı gitmeyelim bence :)
Zeynep : ilk etabı gerçekleştirelim şu an :))
Zeynep : arıyorum
Zeynep : aç..
*
deli fişeğim benim ya sdfknsbcfk Her şeyden önce Zeynep'i yazarken kesinlikle böyle bir karakterde yazmak istedim. Cesaretine ve deliliğine benim gibi siz de hayran mısınız ksdfhdo