44. Bölüm

2916 Words

Yeliz Cihangir’in kollarında sabah uyandığımda ilk başta rüya gördüğümü sandım. Yaşadıklarımın da rüya olmasını umdum. Ancak “Günaydın,” diyen boğuk sesini duyunca olduğum yeri kazıp deve kuşu misali yerin dinine kafamı gömmek istedim. Çıplak olduğumu doğrulduğumda göğsümden kayan çarşaftan sonra Cihangir’in alt dudağını ısırmasıyla fark ettim. Çarşafı göğsüme çekip “Bakıp durma!” diye çıkıştım. “Ama dün geceden sonra…” Sözünü kestim. “Beni baştan çıkardığın için çok sağ ol! İradesiz olduğumu sayende çok iyi anladım!” “Belki sen de bana aşıksındır. O yüzden dokunuşlarıma kayıtsız kalamayıp içsel dürtülerine karşı koyamaman çok doğal değil mi?” dedi daha çok sabrımı sınayarak. Dürtüymüş… “Arkanı dön, giyineceğim.” Ben bunu daha öncede yaşadım değil mi? Hem de tam bu tahtadan m

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD