Akşam yalıya döndüğünde Samet ile karşılaştık. “Asya Nur içerde mi?” diye sordum. “Asya Nur Hanım arka bahçede deniz havası alacağını söyledi.” “İyi. Yarın akşama bir arkadaşım yemeğe gelecek. Kahya kadına söyle hazırlığı ona göre yapsın.” “Hemen,” deyip yanımdan ayrıldı. Arka bahçeye dolanıp Asya’nın oturduğu çardağa yöneldim. Ellerini karnının üstünde birleştirmiş ayaklarını şezlongda uzatmış huzurla uzanıyordu. Onun bu güzel halini çektim. Yanına iyice yaklaştığımda gözlerini açıp gülümsedi. “Erken gelmişsin,” dedi sevinerek. “Hasretine en fazla altı saat dayanabildim.” Küçük çenesinden tutup dudaklarına kısa bir öpücük bıraktım. Elimden tutup doğruldu. Yanında bana da yer açtı. “Dikişlerini aldırmadan neden işe başlamak için acele ediyorsun ki. Bu kadar işkolik olacağı

