Yeliz Kehribar gözleri günahı bile cazip hale getirecek kadar derin bakıyordu. Öyle ki bir an olsun evli olduğunu unutup dudaklarında soluklanmak istedim. Sanki beni anlamış gibi yavaşça dudaklarıma kapanıp tatlı ve tutkulu dudaklarını bana sundu. Biraz önceki gibi kırgın temasları, ne istediğini bilen olgun bir adamın talepkar dokunuşlarına dönüşmüştü. Bedenim ona teslim olmak için sızlarken onun sertleşen erkekliği kasığımda baskıyı arttırmıştı. Bir bacağımı belime doladığımda öpüşü sertleşmiş, dili aklımı başımdan alacak kadar ustalıkla ağzımın içinde gezinerek beni tahrik ediyordu. Cihangir ile değil o an kendimle mücadele ediyordum. Mantığım ile tutkuyla harmanlanmış bedenimin arzusu arasında sıkışıp kalmıştım. Beni darmadağın edip aklımı bertaraf etmeyi çok iyi başarıyordu. İl

