"Nasıl hissediyorsun?" Diye sordu hocam olan Levent Bey. "Biraz heyecanlı." Biraz? Ve sadece heyecanlı. Gerçekten mi? Bugün eğitim hayatımın başlangıcında benim için dikilen küçük tohumun yeşerme vaktiydi. Stajımın ikinci haftası ve ilk hastamla tanışıcaktım. Korku,gerilim,stres ve sevinci aynı anda yaşarken bunları kısaca heyecanın içine sığdırmam benim ironimdi. Levent Bey'in yanında odasına doğru yürürken ellerimde göğsüme yasladığım defterimle yaşayacağım ilk deneyimimi düşünüyordum. Yanımdaki adam gibi -en fazla bir sene sonra- bende beyaz önlüğümü giyecektim ve sol göğüsümun üzerinde 'Psikiyatris Eylül GÖÇER' yazacaktı. Levent Bey'in odasının önüne geldiğimiz de anahtarıyla kapısını açıp ilk o içeri girdi. O kapıdan girmeden önce derin bir nefes alıp omuzlarımı dikleşti

