Mardin Devlet Hastanesi’nin fizik tedavi salonu, bugün her zamankinden daha sessiz ama çok daha gergin bir havaya sahipti. Pencereden sızan gün ışığı, salonun ortasındaki paralel barların üzerinde oynaşıyor, sanki birazdan yaşanacak olan o büyük sınava tanıklık etmek için yerini alıyordu. Timur, üzerine giydiği gri eşofmanı ve sağlam olan ayağındaki spor ayakkabısıyla, paralel barın başında dikiliyordu. Aylin, bir adım uzağında, elleri her an destek olmaya hazır ama gözleri Timur’un gözlerine kenetlenmiş bir halde bekliyordu. Selçuk ve Pınar ise salonun girişinde, nefeslerini tutmuş, birbirlerinin elini sıkarak izliyorlardı bu anı. Bugün, haftalardır süren o kan, ter ve gözyaşı dolu sürecin meyvelerini hasat etme günüydü. "Hazır mısınız Yüzbaşım?" dedi Aylin. Sesi fısıltı kadar alçaktı a

