Hastaneden çıkan Hülya, yerleştiği otel odasına geri döndüğünde topuklu ayakkabılarını çıkarıp bir köşeye fırlattı. Nefret ettiği bu şehire dönmek onun için bir yenilgi gibi görünse de denize düşenin yılana sarılacağını çok iyi öğrenmişti. Oysaki Timur'dan ayrılıp kendini İstanbul'daki babadan kalma evine attığında yeniden nefes aldığını, hayatındaki fazlalıklardan kurtulup hafiflediğini hissetmişti. Her şeyin daha güzel olacağına ve hak ettiği hayatı sonunda yaşayacağına olan inancı mutluluktan başını döndürüyordu. Başladığı noktaya geri dönmek can sıkıcı olsa da Timur'un aşkından başka onu kurtaracak bir yol yoktu... Timur... iki yılını sevgili olarak geçirdiği, üç yıl aynı yastığa baş koyduğu, iliklerine kadar tanıdığı adamdı. Timur'un gözü kara aşkını, koşulsuz sadakatini, mutlu etme

