Sabaha kadar gözünü kırpmadan eşini izleyen Kemal dün gece olanları bir türlü mantığına oturtamıyordu. Dudaklarında asılı kalan sigarasını, kül tablasına bastırıp söndürdü. Güneş bütün ihtişamıyla doğarken, Sıla açılmamak için direnen göz kapaklarını güçlükle aralamış kuruyan boğazını yutkunarak gidermek istesede başarılı olamamıştı. Yanan göz içleri canını biraz yaksada başını onu izleyen kocasına çevirip rahatsızca yataktan doğruldu. Düne dair hiç bir şey hatırlamıyordu. En son ağlayarak uyandığını kocasının onu teselli ettiğini biliyordu. Rüya ve kabus görmüş olabilirdi ama e gördüğünü kesinlikle hatırlamıyordu. Elleriyle yüzünü ovup Kemale göz ucuyla baktı. Kaşlarını çatmış göz hapsine almışcasına eşine bakıyordu. İyi'de neden şüpheyle karısına can eşine bakıyordu buna anlam verem

