Sıla Gençoğlu Nefes almak ne büyük nimetti aslında değerini bilene... İlk kez kendimi ölüm korkusuyla böylesine karşı karşıya buluyordum. Suya düştüğümde her şey bir anda karardı benim için. Nefes almaya çalıştım ama su ciğerlerime doldu. Panik içinde çırpınmak istedim, ama vücudum bana itaat etmiyordu. Kollarım ve bacaklarım ağırlaştı, sanki sonsuz bir boşluğa çekiliyordum. Gözlerimi açamıyordum, karanlığın içinde kaybolmuş gibiydim, ama her şeyi duyabiliyordum. Sesler uzaktan, derinlerden geliyordu. “Sıla!” Mustafa Kemal’in sesi... Duyabiliyordum, ama cevap veremiyordum. Kollarıma ve bacaklarıma hükmedemiyordum. Bir an için, sonsuza dek böyle kalacağımı düşündüm. Sonra, güçlü kolların beni belimden tutup sudan çektiğini hissettim. Yavaşça yüzeye çıktım, ama nefes alamıyordum. Göğsümd

