Çilem, yemeğini yiyip kız kardeşinden aldığı göleği sırtına geçirdikten sonra uyuyan babasını dürttü. Adam uyanınca “Baba, beni bir havaalanına götürsene, uçağa yetişmem lazım…” diye rica etti. Başka zaman olsa bin kere söylenecek olan adam kendine gelince ikiletmeden kalkıp giyinmeye başlayınca geri çekildi. Merdivene oturup gecenin ayazında adamın gelmesini bekledi. Babası hızla sırtına bir gömlek altına bir pantolon çekip geldiğinde adamla birlikte araca bindi ama bu kez yolcu koltuğundaydı. Annesi ve diğerleriyle yemekten sonra vedalaşmıştı. Hepsi perişan halde bilmem kaçıncı uykudaydı. Kendisi de uykusuzluktan kırılıyordu ama dayanıyordu. Babası aracı kullanmaya başladığında motor sesine bile sırıtmaya başladığını görünce tebessüm ederek koltuğa kıvrıldı. Köy çıkışına yakın

