Sessiz Çatlak

1926 Words

Üssün ışıkları sabaha karşı hep aynı biçimde loşlardı: ne tam karanlık, ne tam aydınlık. Sanki bina da uyumayı başaramamış, sadece gözlerini kısmıştı. Koridorlardan geçen ayak sesleri seyrekleşmişti. Telsizler susmuştu. Kapılar daha az açılıp kapanıyordu. Gecenin ağır gölgesi, duvarların içinden çekilmeye uğraşıyor ama bir türlü çıkamıyordu. Aras, o sessizliği sevmezdi. Sessizlik, tehlikenin bittiği anlamına gelmezdi. Sessizlik, çoğu zaman… bir sonraki darbenin hazırlanış biçimiydi. Sırtı duvara yakın yürüdü. Refleksleri hâlâ “operasyon” modundaydı: köşeyi dönerken bakışı, kapının altından sızan ışığı hesap, gölgelerin içindeki en ufak hareketi tartı. Ama zihninin bir köşesinde tek bir görüntü vardı: Alin’in yüzü. Yeraltındaki odada, projektör yanıp sönerken… Alin’in göz

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD