Ekran karardığında ses hâlâ kulaklarda asılı kaldı. BANG! O tek ses, duvarların içinden geçip insanların içine saplandı. Alin’in çığlığı sunucu odasını yırttı: “HAAYIR!” Aras bir adım sendeledi. Sanki kurşun ekrandan çıkıp göğsüne girmiş gibi. Duru Aras’a koştu ama Aras dönmedi. Aras’ın başı ağır ağır kalktı. Gözleri… boştu. Ve Aras’ın dudaklarından çıkan kelime artık bir kelime değildi; bir tetikti: “Temizle.” Duru dondu. Arda silahını kaldırdı ama doğrultmadı; doğrultamazdı. Kerem, duvara yaslandı, dudakları mosmor: “Bu… bu sahiden oluyor.” Alin ise Aras’ın önüne geçti. Kendini siper etti. “Hayır,” dedi. “Senden korkmuyorum.” Aras’ın bakışı Alin’e çarptı. Bir saniye. O bakışın içinde iki kişi vardı: biri Aras, biri Protokol 1. Protokol 1, Alin’i “engel” diye etike

