İÇ KATMAN

613 Words

Alin bilincini kaybetmedi. Ama uyanık da değildi. Bu, daha önce yaşadığı hiçbir şeye benzemiyordu. Ne bayılma, ne rüya, ne halüsinasyon. Zaman yoktu ama süre hissi vardı. Mekân yoktu ama yön duygusu vardı. En kötüsü de şuydu: seçim yapabiliyordu. Bu, ORİJİN’in iç katmanıydı. Bir oda değildi. Bir boşluk da değildi. Daha çok… düşüncenin kendi üzerine katlandığı bir alan gibiydi. Dalgalar hâlinde açılıp kapanan bir yapı. Her dalga, bir olasılığı temsil ediyordu. Bazıları parlaktı. Bazıları sönüktü. Bazılarıysa… ağırdı. Alin ayakta durduğunu hissetti. Ama bedeninin sınırlarını hissedemiyordu. “Buradayım,” dedi. Sesi yankılanmadı. Ama kaybolmadı da. “Evet.” ORİJİN’in sesi bu kez tek bir frekanstan gelmedi. Çokluydu. Katmanlıydı. Sanki aynı cümle, farklı zamanlarda söylenmişti ve şimd

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD