Daha Dik

1564 Words

Dağ geçidi sabaha karşı daha soğuktu. Sis, yolun üzerine çökmüş bir örtü gibiydi; farların ışığı bile ileriye doğru değil, geri dönüp arabanın içine vuruyordu. Sanki dağ, “burada yönünü gözlerinle değil, içgüdünle bulacaksın” diyordu. Aras direksiyondaydı. Ellerinin üzerinde damarlar belirgindi. Direksiyonun üstünde sadece kontrol değil; sabır da vardı. Alin yan koltukta oturuyor, ön camın buğusuna rağmen yolu izliyordu. Bir eli dizinde, diğer eli zaman zaman Aras’ın bileğine dokunuyordu—kısa, sakin temaslarla. Aras o dokunuşları hissettiğinde omuzları fark edilmez biçimde gevşiyor, bakışı daha netleşiyordu. Arka koltukta kardeşi sessizdi. Ama sessizliği boş değildi; doluydu. Gözlerini kapatıp açıyor, sanki zihninde bir haritayı tekrar tekrar katlıyordu. Ekin ve Bartu öndeki araçtaydı.

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD