BANG! Silah sesi beyaz odanın içinde patlayınca, sanki duvarların kendisi bile irkildi. Aras bir an hiçbir şey duymadı. Kulakları çınladı, gözleri Alin’in gözlerinden ayrılmadı. Çünkü kurşunun nereye gittiğini, ilk önce gözler anlatırdı. Alin’in gözleri büyüdü. Korku değil— şaşkınlık. Sonra, Aras’ın yanında duran metal kilit panelinden kıvılcım sıçradı. ÇAT! Kurşun kapının kilit mekanizmasına girmişti. Kapıdaki kırmızı ışık bir saniye titredi, sonra sönüp tekrar yandı. Duru, kapının dışından çığlık attı: “Kapı—!” Arda kapıya bir kez daha omzuyla yüklendi. Kerem de yan taraftan yardım etmeye çalışıyordu ama “yardım” dediği şey, daha çok panik halinde itiş kakıştı. “Benim omuzumun kırılmasına izin vermeyin!” diye bağırdı Kerem. “Benim omzum benim tek kariyerim!” Arda dişler

