GEÇMİŞİN ACI İZLERİ PART-2

836 Words
NAZEN HAYIR TUNÇ’UN KARDEŞİ NAZEN Onur elinde poşetle koşturarak yetimhanenin arka kırık kapısından içerigirdiginde köşeden onları izliyordum öylece Bora ve abimi yan yana görünce onlara doğru koşmaya başladı ama ensesindenbir el onu tutup geriye çekti . Onur gene müdüre yakalanmıştı . Bora ve Abim gülmemek için birbirlerinin yüzüne bile bakmıyorlardı eğerbirbirlerine bakarlarsa o masum gülüş sesleri acı dolu bir sese dönüşürdü .Yetimhane Müdür’ü sadece dışarıdan çocukları seven şiddete maruz kalmışçocukları koruyan biri gibi gösteriyordu kendini oysa sadece onun odasınagirince tam tersi olduğunu anlardı çocuklar tabi sadece yetimhanedeki çocuklarbilirdi müdürün nasıl biri olduğunu . Çoğu öğretmenler canını,onun iğrençdokunuşlarından kendini kurtarmak için kaçardı. Onur’u tuttuğu gibi odasına sürüklemeye başladığında Bora ve abim koşmayabaşladı onur’u kurtarmak istiyorlardı ama ikisinin de ensesinden Atilla abimtuttuğu gibi kendine çekti “Oğlum siz niye bu kadar malsınız onur’a iki kızar eder geri bırakır nedenona vurmadığını bilmiyor musunuz?” Bora ve abim birbirlerine baktılar doğruydu Abim ve Bora dayak yerken Onur’a bir sille bile vurmamıştı Müdür kim miydi? Câbir Dağveren dışarıdan bakıldığında tertemiz kalpli Bir insandı asılgerçek yüzü kimsesiz çocuklardı “Neden ki abi?” dediler en sonunda “temizlikçi ayliz ablayı hatırlar mısınız?” “evet” diye mırıldandılar çünkü câbir yani müdür ayliz ablaya o kadartakıntılıydı ki benden bir ara ayliz ablanın fotoğrafını getirmemi yoksa o geceodasına gelmemi söylemişti. Abim müdürün odasına asla gitmememi söylediği için mecburen ayliz ablanınyanına gidip durumu anlatmıştım ama müdür gelince Hemen beni dışarı itmişti kapıarkamdan kilitlenmişti . Abimin anlattığına göre kapıyı kilitlediği gibi dövmeye başlıyormuş o zamanayliz ablayı kurtarmak için kapıya vurmaya başladım ama kapıyı müdür açıncageriye doğru adım atmak zorunda kalmıştım ama Tam o sırada ayliz abla câbir’inkolunu tutup bana kaçmamı söylediğinde ilk korkmuştum ama sonra Câbir aylizablaya vurup beni kovalamaya başladığında hızla koşmuştum o günün akşamı abimbenim yüzümden dayak yemişti. O günden sonra ayliz ablayı hiç görmemiştim. Hizmetli odası ise her zaman kilitlikalmıştı. Sadece minik bir bebek vardı. Abimler bebeğe hepbakmıştılar câbir her zaman abimler bebeğe bakıyor diye abimleri döverdi .İsmini Onur koymuştum abimler başta olmaz demislerdi ama onur ismi kadaronurluydu câbir abimler bişey yaptığında hemen onuru köşeye çeker abimlerin neyaptığını sorardı. Onur ise yalanları sıraya dizerdi “ben kimseyi izlemem kibaba” demişti. Neden ona baba demişti? Câbir ise “kes sesini sen benim oğlumdeğilsin “ demişti . sorduğumda “babamı özledim yanlışlıkla ona baba dedimzaten ondan bir baba olmaz” demişti. “bence Onur ayliz ablanın oğlu çünkü câbir ayliz ablaya takıntılıydı Onurgeldikten sonra ayliz abla işten çıkmıştı daha doğrusu Câbir’in bize söylediğiayliz ablanın işten çıkmasıydı.”dedi atilla abim “abi ayliz abla zaten hamileydi ondan mı çıktı ki?” abimin dediklerinidinlerken Bora abim lafa anlamıştı bir hışımla “takıntılı ne demek abi?” diyesordu Bora . abim kahkahalarla gülerken abimi bugün hiç sinir etmediğim aklımagelmişti boraya bakarak “ben büyüyünce borayla evlenicem” dedim abimin gülüşsesi kesilmiş aksine bir boğa gibi burnundan soluyordu sinirden alnındaki damarpatlayacak gibiydi.dişleri birbirine kenetlenmiş bir şekilde bir bana birde borayabakıyordu “ne dedin sen?” diye fısıldadı bana ama ses tonu o kadar sakindi kiyüz ifadesi ses tonunu yalanlıyordu Yani biraz daha sinir etsem birşey olmazdı “Evet abi ben borayla evlenicem hem benden tam 5 yaş kadar büyük olgunerkek severim” dedim sakince ama birazdan altıma bile yapabilirdim boraya baktığımdaabime sırıtarak bakıyordu o da birazdan dayak yerdi . “Kız sen bizden başka olgun erkek nerden gördün anca şu câbir’igörmüşsündür o da olgun değil buruşuk moruk” dedi Attila abi. bunu ortamı yumuşatmak amacıyla söylemiştiama aksine bora’yı öldürecek gibi bakıyordu ki bunu her an yapabilirdi. “evet abi Bora benim için sadece senin arkadaşın” dedim ama sesim birfısıltıdan yüksek olduğu için Abimin derin kahvelikleri bana döndü işte şimdi gözlerinde bir yumuşamabelirtisi vardı.bunu biraz daha kullanmak istedim. “hem benim canım abim bana öyle bakar mı? Neden sinirlisin abi?” diyesordum sanki hiç cevabı bilmiyormuş gibi “lan salak kardeşim…” diye konuşmaya başladı ama tam duracakken Atilla abimkafasına bir tokat atınca direkt boraya sarıldım abim bunu görünce dahada çıldırmış gibiydi bora’nın üzerine atlayacakken “abi dur” dedim ve boradanuzaklaşıp atila abimin yanında durdum Bora bana öylece bakıyordu. “şu minicikkız bile sizden dahada akıllı salak Tuncay boranın üzerine atlarsan nazenindeüzerine atlamış olacaksın” Bora Atillaabime baktı gene soru soracaktı yüz ifadesinden her halini belli ediyordu abimesöylemesem bile evet onu seviyordum “abi o zam kurtarma an niye Tuncay’ınkafasına tokat attın?” diye sordu . “olum nazen benim kardeşimden öte çocuğum gibi Tuncay onun öz abisiolabilir ama o benim kızımdır ve o bakışlarını görüyorum benim kızıma Yan gözle bakarsan bir çift göz bırakmam sende haberin olsun “ Atilla abimin sözleriyle kıkırdadımbeni sahiplenmesini seviyordum abimden başka birinin beni sevmesini seviyordumtabi Attila abim babam gibiydi babamın vermediği sevgiyi o bana vermişti . “bakbenim güzel kızıma gülmek yakışıyor biz güldüremeyiz onu senden benden dahadagüldürecek insanlar bulsun kendine biz sadece ona göz yaşından başka bir şeyveremeyiz” yanlıştı onlar birlikteykenben gülebilirdim başka birinin yanında gülebileceğim aklımın ucundan bilegeçmezdi. Ve bu hikayenin sonunda birimiz gülecekti ya dabirlikte gülecektik fakat neler olacağını hiçbirimiz bilmiyorduk ama ne olursaolsun abim yani herkesin bildiği bu yetimhanede büyüyen Tunç Tanalp yanımda olurdu.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD