88

1510 Words

"Burnun kanıyor" diye bağırdı Simya telaşla. Can kafasını salladı, koluna burnunu sildi. "Sorun değil biraz uzak bir yere ışınlandık hemde üç kişi" dedi gözlerini kapatarak "Zamanımız kısıtlı hemen ormanın içinden çıkmalıyız" Dev dağ eteklerinin dibindeki orman oldukça büyüktü. Kolaylıkla kaybolunabilirdi. Ormandan içeri doğru kulübenin arkasından yürümeye başladılar. Gündüz olmasına rağmen büyük akasya, çınar, kestane ağaçlarının dallarının genişliğinden dolayı ormanın içi sanki akşammış gibiydi. Simya güçlerine sahip olmadığından karşılarına yırtıcı bir hayvan çıkarsa ne yaparız diye düşünmeden edemiyordu. Profesör Ulaş'tan ödünç aldığı haritanın bir kopyasını çıkarmıştı. Ara sıra elinde büyük kraft kâğıdından haritaya bakıyor. Gidilecek tarafı gösteriyordu. Neredeyse bir saat yürümüş

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD