19

1476 Words

Tibet'in tavrı bir kaç gün geçmesine rağmen bitmemişti. Cuma günü kasabaya inmek için bile onlarla gelmeyeceğini söyledi. Simya onun abarttığını ve kendisinin kötü bir şey demediğini biliyordu ama yine de Tibet'i incittiği içinde pekiyi hissetmiyordu. Sabah kahvaltıdan sonra Öğrenci Salonunda bir süre Can'ı bekledi. Beraber kasabaya ineceklerdi. Tibet elinde bir yığın evrakla oradan oraya geziyordu, Simya'nın içeride olduğunu fark edince Öğrenci Salonuna girmekten vazgeçip tekrar çalıştığı odaya yöneldi. Simya artık bu çocuksu tavırdan sıkılmıştı. "Sen bana baksana" diye salonun kapısının önünde bağırdı. Tibet onu duymuyor gibi davranıyordu. Koridorda yürümeye devam etti. Simya tekrar bağırdı. "Sana diyorum, bana baksana" kenardaki saksının dibindeki küçük taşlardan alıp birkaç metre il

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD