Yemekhaneye daha kısa yol olan Öğrenci salonundan gitmeye karar verdiler. Simya siyah ceketinin iç cebine günlüğü sıkıştırmıştı, diğer cebinde ise annesinin kalp şeklindeki mavi kolyesi vardı. Yemekhane yeni dolmaya başlamıştı. Her zamanki masaya oturdular, Can sonunda onlara katıldı ama Tibet ortalarda yoktu. Simya tek başına Can'ı görünce Tibet'i en son revirde bıraktığını hatırladı. "Ben Tibet'i unuttum" dedi panik bir sesle. "İnanmıyorum hem en yakın arkadaşımın burnunu mahvettim hemde onu unuttum" Beliz daha ağzına bir lokma koymamıştı, birden oturduğu yerden kalktı. "Ne oldu Tibet'e?" dedi kendisinden beklenmeyecek bir panik sesle. Yeni dolan öğretmenler masasından bile birkaç profesör o yöne bakmaya başlamıştı. Can elini son derece panik haldeki Beliz'in omzuna koydu. "Önemli bir

