34

1451 Words

Akşam yemeği Simya için dolu doluydu. Masanın üstünde gördüğü her şeyden tatmıştı. Hiç sevmediği fasulyeli yemekten bile yemişti. Hem rüyası hemde kahvaltıdan beri bir şey yememiş olması onu fena halde acıktırmıştı. Can sonunda boğulup ölmesinden korkarak "Yavaş ye, kaçmıyor yemekler" dedi ama Simya ona cevap veremeyecek durumdaydı, ağzındaki kocaman biftek parçasını çiğniyordu. Tibet bir yandan Simya'nın tabağına pilav koyarken "Karışmayın benim kızılcığıma" dedi "Belli ki çok acıkmış, bırakın rahat rahat yesin zaten çok zayıf" Tibet yan tarafında oturan Beliz'in tabağında kalan son kaşarlı köfteyi de Simya'nın tabağa yerleştirdi. Beliz'in ters bakışlarına aldırış bile etmiyordu. "Ufaklık hiç ters bakma, senin o köfteye ihtiyacın yok, göbeğin sayesinde bir hafta açlığa dayanırsın" dedi.

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD