Ders sonunda Simya yüzük resmini tamamlamış ve tam puan almıştı. Dışarıda yağmur biraz durmuş gibiydi ama güneş hala bulutların arkasında saklanıyordu. Kafasını resim yapmak boşaltıyordu, böylece annesinin günlüğünün nerede olabileceğini pek düşünmüyordu. Peri ile konuşmaya dalınca üçüncü binadaki Büyü tarihi dersine geç kaldı, kocaman çantasını zorla taşıyarak sınıfın olduğu kata çıktı. Taş merdivenin sahanlığına yaslanıp nefes almaya çalışırken "Neden sürekli geç kalıyorum, koşmaktan nefret ediyorum" diye mırıldandı. Sınıfın kapısının önünden iki tanıdık erkek sesi geliyordu. Odasının olduğu bina dışında görmediği Profesör Arel ve Profesör Ulaş hararetli bir şeyler konuşuyordu. İkisi de sanki birileri onları duymasın ister gibi sessizce ama hızlıca konuşuyordu. Profesör Arel kolundan t

