Nil: Pislikten olabildiğince en uzakta yürümeye çalışarak Asya'yı çekeleyerek yürüdüm. Arka koltuğa yerleştiğimizde şoför henüz gelmemişti. "Kızım noldu ya yangından mal mı kaçırıyorsun. Ne çekip duruyorsun." isyan ederek konuşuyordu Asya. Bense ne dediğine odaklanmaktan çok uzattım. O lanet olası gözleri düşünüyordum. Sanıldığı kadar kara değildi uzaktan bakınca öyleydi. Ancak yakından cam gibi gözüken grilikleri vardı. Sanki oniks taşına bakıyormuş gibi bir his veriyordu. Üstelik o kokusu sadece amber değildi ama başka bir şey daha vardı. Kendi ten kokusuyla karışmış mıydı ondan mı baş döndürücüydü. Boynunu koklamak nasıl olurdu acaba?. Ne diyordu Nil, kendi kendine kafasını salladı. Hayır hayır kendi iyiliği için bunları düşünmemeliydi. Uzak durmak en iyisiydi. Bundan hayırlı bir ş

