BÖLÜM 7

951 Words
HELEN AVCI Susturun şu alarmı! Bangır bangır çalıyor ama kesin Kübranın alarmı bu. ‘Kapat dedim sana’ diye bağırdım. ‘ Benim değil’ dedi bir erkek sesi ve ben o anda uyandım. Hızla ayağa kalktım. Biraz başım döndü. Ama ayakta durmaya devam ettim. Hakan Bey hala yatıyordu. Bana bakarak ‘Günaydın pastacı kız’ dedi. Bende ‘Günaydın’ dedim. ‘ iyi misiniz?’ Diye sordum. Doğruldu ve ‘ iyiyim ve sanırım senin sayende’ dedi. Hafifçe gülümsedi. Kalbim tekledi. Bende ona gülümsedim. Sonra garip bir sessizlik oldu. Ben çantama yöneldim ve ‘ben gideyim o zaman’ dedim. ‘ Dur seni bırakmama izin ver. Burada taksi bulamazsın’ dedi. Teklifini kabul etmek konusunda kararsızdım ama mecburum sanırım. O ayağa kalkarken onu izledim. ‘ beş dakika duş alsam bekler misin?’ Diye sordu. Kafamı salladım. Sonra yukarı çıkmak için uzaklaştı. Bende bu katta bir banyo buldum ve ihtiyaçlarımı görüp saçlarımı düzelttim. Sonra beklemeye başladım. Koltuğun kenarına oturup beklerken tekrar uykuya dalmışım. Omzumun dürtülmesiyle uyandım. Üzerine siyah eşofman altı ve T-shirt giymişti. İlk defa rahat kıyafetlerle görüyordum kendisini, her haliyle yakışıklı gözüküyor kesin. saçlarını taramamış kendi haline bırakmıştı. Dokunmak istedim sonra bu tehlikeli fikrimden uzaklaşmak için hemen ayağa kalktım. Garip bir kaç çatmayla bana baktı sonra Gideceğim sırada gözüme masadaki ilaçlar takıldı. Bana arkasını dönmüş uzaklaşacağı sırada sol elimle sağ kolunu yakaladım. Bana baktı. Sağ ayağımı ileri atınca dizimi masanın köşesine vurdum o sırada öne doğru düştüm. Ben öne doğru fırlarken gözlerim kocaman açılmıştı. Ufak bi çığlık attım ve Hakan Bey’le beraber yere düştüm daha doğrusu üzerine düştüm. Kafamı kaldırınca göz göze geldik. Bu kadar yakın ve samimi olmak kalbimi tekrar hızlandırdı. Çılgınlar gibi atmaya devam etti. Gözlerinden dudaklarına doğru baktım. Sonra tekrar gözlerine baktım. Gözlerinden şehvet pırıltısının geçtiğini gördüm sanki ama sonra hiç bir şey yokmuş gibi konuştu. ‘ üzerimden kalkar mısın?’ Dedi. Bu sırada ben ağzımı açmamda bir şey söyleyemedim ve yüzüm kızarmıştı. Kafamı eğdim ve ellerimin göğüslerinde birleştiğini görünce daha da kızardım. Hemen ayağa kalktım ve arkamı döndüm. Hızla kapıya giderek uzaklaşmaya başladım. Kapıyı açtığım sırada yanıma gelmişti bile. Uzun adımları olmalı. Sonra arabaya bindik birlikte, bu sefer yolcu koştuğuna ben oturdum. Kemere elim uzanınca dün akşam yaşanan olaylar aklıma geldi ve tekrar kızardım. Bu sırada Hakan Bey bana baktı. Kafasını sorgular gibi eğdi. Sonra bir şey hatırlarmış gibi oldu. Umarım dünü hatırlamıyordur diye içimden geçirdiğim sırada önüne tekrar döndü ve arabayı çalıştırdı. Yol sessizce geçti. Adresimi sormak için konuştu ve konuma girdi. Bende dışarıdaki manzarayı seyrederek yolculuk ettim. Evime gelince durdu. İneceğim sırada ‘Bir dakika, senin adını bilmiyorum’ dedi. ‘Helen’ diye cevap verdim. İnanamıyorum bunca zaman adımı bile bilmiyormuş. ‘Dün akşam için Teşekkür ederim Helen ‘ dedi ve gülümsedi. Gülümsemesi tüm yüzüne yayılırken kalbim tekrar hızlanmaya başladı. Kalp hastalığım var sanırım. Bu ne durmadan ağzımdan atıyor. ‘ Rica ederim’ diyerek kapımı açtım ve çıktım. Eve girince arabanın uzaklaşma sesini duydum. Elim kalbimde bir süre sakinleşmeyi bekledim. Evde kimse yoktu işe gitmişlerdi kızlar bende saati kontrol ettim. Sekize 15 dakika vardı. Hemen gül hanımı aradım ve üzülerek geç kalacağımı bildirdim. ‘Sorun değil tatlım’ diyerek cevap verdi. Sonra hemen kısa bir duşa girdim. Dolaptan dizlerimin üzerine gelen beyaz bir elbise aldım. Hemen üzerime geçirdim saçlarımı açık bıraktım , hafif makyaj yapıp dışarı çıktım. Hızla durağa yürüdüm. Pastaneye geldiğimde saat 9 olmuştu bile. Tekrar geciktiğim için Gül hanımdan özür diledim ve atla tarafa geçerek siparişleri yapmaya başladım. Gül hanım yanıma gelip ‘ dün akşam yaptığın tatlıyı Hakan beğendi mi ?’ Diye sordu. Aah tatlı şimdi hatırladım. Ofisinde yerde unutmuştum dün akşam kendisini kaldırmaya çalışırken muhtemelen çöpe gitmiştir. ‘Hayır’ diye cevap verdim. ‘Anladım canım’ dedi. Tekrar işime döndüm bir kaç tane üzeri kremalı kup keşkelerden yaptım. Ürünlerim beğenildiği için hızla satılıyordu. Gül hanım buna çok seviniyordu. Bu haftanın sonunda temmuz ayının başı geliyordu ve ilk defa maaşımı alacaktım. Maaşımı kızların kirasına yardım etmek, biraz babaanneme göndermek ve borçlarım için kullanmak istiyordum. Umarım yeterli olur diye düşünüyordum. Akşama doğru Gül hanım tekrar pasta yaptı ve paketleyerek bana teslim etti. Bende Hakan Bey’e götürmek için yola çıktım. Danışmanı es geçip asansörlere yürüdüğüm sırada danışmadan bir adam bana seslendi. ‘Merhaba kime gelmiştiniz?’ Diye sordu. Ben de o tarafa yaklaştım. Uzun zayıf kumral renkli gözlü yakışıklı bir adamdı. Onu ilk defa burada gördüm herhalde yeni başlamış olmalı diye düşündüm. Ben yaklaşınca bana gülümsedi. Ben ‘karşıdaki pastaneden her gün buraya Hakan Bey’e pasta getiriyorum’ dedim. ‘ Adın Ne’ diye sordu. Cevap vermeyince ‘ kayıt defterine yazacağım’ dedi. ‘Helen’ dedim. ‘Tanıştığıma memnun oldum Helen, ben Murat ’ dedi. ‘Bende memnun oldum’ dedim gülümsemesine karşılık verirken. ‘Yukarı çıkabilirsin’ dedi. Bende uzaklaştım ve asansörlere doğru yürüdüm. Hakan Bey’i de orada asansör beklerken görünce biraz şaşırdım. ‘Merhaba’ dedim. Bana kısa bakış atıp ‘Merhaba’ diye cevap verdi. Biraz gel gitli bir adam sanırım diye düşündüm. Ofisine kadar birlikte gittik. Tatlıyı önüne koydum ‘nasıl oldunuz?’ Diye sordum. ‘İyiyim’ diye verdi. ‘ bugün işe gelmezsiniz diye düşünmüştüm’ dedim. ‘Yeni geldim bende sen danışmanın oradayken’ dedi. ‘Anladım’ diyerek cevap verdim. ‘ bir problem olmadı sanırım’ dedi sorar gibi kaşını kaldırarak. ‘Hayır’ diyerek cevap verdim. ‘Yeni başlamış sanırım kayıtlara geçmesi için ismimi sordu’ dedim. Hmm diye homurdandı. Sonra uyuz sekreteri ona çatal getirdi ve masasına bıraktı. Kadın bana bakıp baştan aşağı süzdü. Gözlerimi devirdim. Bu kız tam bir kaltak. Küfür etmeyi sevmem ama bu ona çok yakışıyor. Her defasında bana aşağılayıcı bakışlar atan bir insanı tepeme çıkarmayacağım kötü kız kötüdür noktaaa! Sekreter dışarı çıkıp bizi yalnız bırakınca Hakan Bey tatlının tadına baktı. Aynı tepkiyi verdi. Bende arkamı dönüp ofisten çıktım. Bugünde bitmişti. Eve doğru gitmek içim asansöre geri bindim. Danışmanın orda. Geçerken Murat el salladı bende ona el salladım. Sonra eve döndüm. Kızlar benden önce gelmişti. Birlikte yemek yedik. Yemekten sonra koltukta uyuya kalmışım.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD