Dükkanların önünden geçerken gözlerim bir tabelada takıldı.
"Eleman aranıyor." hızla kapıyı açıp içeri girdiğimde burnuma yoğun ter ve alkol kokusu girmişti.
Yüksek seste çalan müziğe dikkat etmeden barmenin yanına gittim.
Elinde ki bardağı silerken başı öndeydi.
"Hey!" diye seslendim.
Bardağı elinden bırakmadan bana baktı ve tek kaşını kaldırdı.
"İçki mi?"
"Hayır! Camda yazan ilan için geldim!" bu sefer bardağı elinden bıraktı ve biraz eğildi.
"İş tecrüben var mı?" bu dediğine gülmek isteyen yanımı susturup
"Hayır." dedim.
Barmen hafifçe sırıttı ve bezi omzuna attı.
"Sorun değil, zaten kimsenin umurunda değil ciddiyet katsın diye soruyorum." bu dediğine şaşırırken barmen çocuğu inceledim.
Hafif kıvırcık saçları ve yeşil gözleri ile çok tatlı biri gibi duruyordu. Muhtemelen hiçbir şeyi ciddiye almayan tiplerdendi. Biraz uzun bakmış olmalıyım ki
"Benden hoşlandın mı?" diye sordu. Gözlerim büyürken "Hayır sizden Hoşlanmadım! Ben sadece-" Barmen ellerini iki yanında kaldırdı ve
"Hey! Her şeyi bu kadar ciddiye alırsan seninle işimiz var. Gel Sana birkaç tarif öğreteyim sonrasını kendin halledersin" Nasıl yani hemen işe mi alınmıştım? Ben mi çok şanslıydım yoksa gayet normal miydi?
Yanına giderken şimdi tüm odaya farklı bir bakış açısıyla görünüyordu. Pistte olan birkaç kişi dışında ortalık sakindi.
Bana gösterdiği karışımları unutmamak için büyük çaba gösteriyordum. İlk başta yazmak istemiştim ama adı Aiden'dı buna karşı çıkmıştı, deneyerek öğrenmek daha keyifli diyordu.
Akşam olduğunda kalabalık olmaya başlamıştı. Kasabanın tüm insanları burada gibiydi. Herkes elinde bir içkiyle hunharca dans ediyor ve gülüyordu. Eğlence dedikleri şey bu muydu?
Aiden takıldığım yerlerde hızlıca bana yardım ediyordu,şimdiden ona minnettardım. Birkaç adam yanıma gelip benim kim olduğumu sorguluyordu. Uzun süredir buranın müşterisi olmalıdılar. Aiden bana cevap hakkı tanımadan onları başımdan savuşturmuştu. Yaptığı davranış garibime gitse de umursamadım,sonuçta o burayı ve insanları benden daha iyi biliyordu.
1 Hafta Sonra
Geçen süre oldukça sorunsuzdu. İlk maaşımı almamıştım fakat birkaç gün sonra az miktarda para vermişlerdi. Bu parayla kendime birkaç kıyafet almıştım. Sokakta gezerken birçok evsize rastlamıştım. Kimileri ile konuştuğumda bazıları beni şaşırtmıştı. Mutlu olduğunu söyleyenler vardı. Mutlu. Üzerinde kıyafet yoktu, yatacak yeri yoktu, çoğu zaman aç olduğuna emindim ama gülüyor ve mutlu olduğunu söylüyordu. Ölmek isteyenler de vardı. Bunu garip bulmuyordum.
Benim de yatacak yerim hala yoktu, barda olan odada kalıyordum.Ama buna minnettar olmalıydım,sokakta kalmak çok daha berbat olurdu.
Aiden omzuna sıkıştırdığı telefon ile konuşurken bir yandan da masayı siliyordu.Bende paspas ile yerleri.
"Patron bu gece mi gelecek?"Buranın sahibi mi gelecekti? Umarım beni gördüğünde sorun çıkarmazdı.Aiden hala beni işe aldığını söylememişti.
"Tamam,hazır oluruz."dedi ve kapattı. Bana dönerken "Patron bu gece burada olacak hareketlerine özen göster tamam mı?Ben senin için onunla konuşacağım"minnetle ona baktım.
"Çok teşekkür ederim Aiden..." Teşekkür...başka ne yapabiliyordum.
Aiden gözlerini kırptı ve işine döndü.Derin nefes aldım ve silmeye devam ettim.
Tuvaletin aynasından kendime bakarken soluk yanaklarımı sıktım. Çok beyazlardı içeri giren sarışın kadın aynanın karşısında rujunu tazelerken aynadan bana bir bakış attı.
"Ne var?"derken başımı iki yana salladım.
"Rujunuzu kullanabilir miyim?"gülerken ruju bana uzattı.
Önce elime sürdüm ve parmağım ile yanaklarıma dağıttım. Şuan daha az hasta görünüyordum.
"Dudağına sürmek için var ama neyse."Bunu hafif bir gülümsemeyle söylemişti.
Ruju uzattım ve teşekkür ettim. Umursamadan aynaya döndü ve makyajına devam etti.Tuvaletten hızla çıktım ve Aiden'ı aradım. O sırada VIP köşesinde karanlık koltukta oturan bir adamla sohbet ettiğini fark ettim. O olmalıydı. Patron dedikleri adam. Benim hakkımda bahsediyor olmalıydı. Ne yapmalıydım? Kim olduğumu görmesi için yanlarına yaklaşmalı yoksa beni çağırmalarını mı beklemeliydim?
Ben bu ikilemin içindeyken önümden geçen garsonu fark etmemiş ve tepsiyi düşürmesine sebep olmuştum. Yere düşen cam parçalarını toplarken herkes bir an sessizleşmişti. Şuan kendimden nefret ediyordum.
Tüm kırıklarını topladıktan sonra ayağa kalktım ve gördüğüm kişiyle gözlerimi kıstım. Ben mi yanlış görüyordum yoksa o muydu? VIP bölümünde oturan ve bana dikkatle bakan kişi Wolf'tan başkası değildi.