Bölüm 19

209 Words
Ayaklarım altında ki yer beşik gibi sallanıyordu. Kapıdan çıktığımda derin nefesler almaya çalıştım. Sanki göğsüm sıkışmış gibiydi, aldığım her nefes boğazımda bir yumru oluşturuyordu. Kimseyi görmek istemiyordum. Nereye gittiğimi bilmeden yürüdüm. Oğlu. Kızı. Karısı. Wolf evliydi. Evli. Evli. Karısının fotoğrafı gözlerimin önünde gelirken bu sözler beynime baskı yapıyordu. Gözlerimden akan yaşlar önümü görmemi engellerken sarsak adımlarla yürüdüm. Wolf, neredeyse bir yıldır onunla yaşıyordum. Geçirdiğimiz geceleri düşündüm, sarılarak uyuduğumuz, seviştiğimiz güldüğümüz. Ben onunla eğlenirken onun evde bekleyen üç kişisi vardı. Ben nasıl bir kadındım? Ben kötü biriydim. Yaşamayı, nefes almayı hak etmiyordum. Ben hatalıydım ama Wolf? Karısını, çocuklarını bırakıp benimle nasıl yaşamıştı? Ona nasıl inanmıştım? Çünkü aptaldım. Çünkü inanmak istemiştim. Buraya getirmesinde ki amacı şimdi görüyordum. Kimse bilmesin diye. Beni. Yaşadığımız evin önüne geldiğimde hıçkırık seslerim dışında sessizdi. Pencerelere baktım. Ne kadar mutluydum. Ya da ben öyle sanıyordum. Gözüme inen perde sayesinde hiçbir şey göremedim. Ne kadar salaktım. Akan dereye ilerlerken son kez etrafa baktım. Hiçbir zaman gerçek bir mutluluk bulamayacaktım. Bu gerçeği kabullendim. "Ben kötüyüm..." diye fısıldadım. Ben yaşamayı hak etmiyordum. Yaptığım şeyler öyle büyük günahlardı ki ben bile kendimi affedemiyordum Tanrı affedebilir miydi? Suya adım atarken akan buz gibi su hiç etki etmedi. Adım attım, adımlar attım. Gözlerimi kapattım ve suyun bedenimi ve hayatımı taşıyıp götürmesine izin verdim.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD