Ben şaşkınlık içinde orada dikilirken Aiden "Tam zamanında sakarlık yaptın bravo.Seni bekliyor". demiş ve beni izleyen adamı işaret etmişti. Yutkundum ve geçip giden Aiden'ı izledim. Tekrar ona dönerken işaret parmağı ile gelmemi işaret ediyordu.
Normal davranmalıydım. Onu tanımıyormuş gibi davranmalıydım. Bu aptalca düşüncem ile ellerimi sıktım ben zaten onu tanımıyordum ki.
Daha fazla düşünmeden yanına gittim. Koltuğun boş tarafını işaret ederken tereddütle oturdum. Yüzü bana o kadar yakındı ki keskin yüz hatlarını görebiliyordum. Ellerim sıcaktan terlemeye başlamıştı. Bir şey söylemeliydim, sadece bir şey.
"Bu işe gerçekten ihtiyacım var, az önce ki görüntü için özür dilerim bir daha olmayacağını garanti ederim. " ben konuşurken sanki hiç umurunda değilmiş gibi elinde ki içkiyi yudumladı ardından eğildi ve "Neden beni tanımıyormuş gibi davranıyorsun?" dedi.
Şaşkınlık içinde ona baktım.
"Çünkü sizi tanımıyorum Bay Wolf,adınızı bilmem sizi tanıdığım anlamına gelmez." bunu dediğimde kaşları hafifçe çatılmıştı ama hemen ardından gülümsemiş ve
"Öyle mi?" demişti. Sesinde ki kızgın ton beni germişti.
Başımı salladım ve "Evet." dedim. Başını çevirdi ve önünde dans eden kızlara baktı. Bana dönmeden "Tamam gidebilirsin." demişti.
Hızla yanından ayrıldım ve barın arkasına geçtim.
Aiden bana "ne oldu" diye bakarken "bilmiyorum" diye fısıldadım.
Kovulmuş muydum? Her ihtimale hazır olmalıydım ama sanki orada değilmiş gibi çalışmaya devam ettim.
Önümde duran üç sarhoş adama hafif tiksintiyle baktım. Yüzlerine koydukları iğrenç gülümseme ile bar tezgahına yaslanmışlardı.
"Ne içeceğimizi sormayacak mısın?" sarhoş olduğu için hafif peltek konuşan adama döndüm. "Soracağım,ne alırsınız?"
"Menüde sen var mısın?"dediği ile hep bir ağızdan kahkaha atarlarken yüzümü buruşturup, onlara baktım.
"Lütfen. içecek bir şey istiyorsanız söyleyin yoksa beni rahatsız etmeyin."dedim. Kaba olmam gerektiğini biliyordum onlara güzel söz hiçbir şey ifade etmezdi ama biraz sakin kalmalıydım.
Bu dediğim ile sinirle yumruğunu masaya vurdu. Birkaç göz bize çevrilirken saniyesinde umursamadan önlerine döndüler.
"Cici kız bizden tiksindin mi?" tam ağzımı açacakken adamın omzunu saran büyük eller ile başımı kaldırdım. Wolf sinirli olduğu her halinden belli bir şekilde doğrudan adama bakarken adam resmen küçücük kalmıştı.
"Bir sorun mu var Bayan Virginia?" soruyu bana sormadığı o kadar belliydi ki cevap versem komik duracaktı. Adam kekeleyerek "H-Hayır Wolf sadece konuşuyorduk. " Wolf omzunda ki elini sıkılaştırırken adamın yüzü acıyla buruşmuştu.
"Bayan sizinle aynı fikirde değil gibi." cevabını beklemeden bir anda yüzüne vurduğu sert yumruk ile masaya devrilmişti. Beklemediğim bu hareketi ile ağzım şaşkınlıkla açılmıştı.
Tekrar bedenini ayağa kaldırırken bir yumruk daha atmıştı, gelen kemik sesi ile burnunu kırdığına emindim. Adamları yanında dururken baş hareketi ile adamı alıp götürmelerini söylemişti. Yarı baygın şekilde götürülürken müziğin kesilmiş olduğunu ve herkesin burayı izlediğini fark ettim. Wolf geniş kollarını iki yana açtı ve gür sesi ile "Baylar Bayanlar! Tiyatro bitti! Herkes gidiyor. "demişti birkaç sarhoş kişi isyan etse de arkadaşları kollarından tutmuş ve zorla dışarı çıkarmıştı.
Şkmdi sadece o ve ben vardık. Bana dönmüş ve bir süre yüzümü incelemşti sonra "Sende dinlen."demişti arkasını dönmüş gidecekken kolunu tuttum.
"Teşekkür ederim." bakışları kolunu tutan elime kaydığında hızla çektim. Bu hareketime sırıttı "Merak etme bir daha seni rahatsız edemezler korkmana gerek yok küçük hanım. "sonuna eklediği takı sinirimi bozarken sanki bilinçli yapıyor gibi tepkimi bekliyordu ama yüzümü sabit tutmaya gayret ettim.
Arkasını dönüp giderken odaya geçtim kırık yatağa uzanırken boş tavanı izlemeye başladım.