6. ÇARŞI

1704 Words
Koltuk altım, omuzlarım ve bileklerimin ağrısıyla uyandım. Yanağımda Atahan’ın dudaklarını hissettim, “Günaydın” dediğinde gözlerimi araladım. “Günaydın” dedim ama aymasını hiç istemiyordum. “İşe gitmem gerek, sen uyumaya devam et” dedi ve yanağımdan bir kez daha öptü. Başımı salladım, gidişini hayal meyal hatırlıyorum. Gözlerimi tekrar açtığımda ise öğleni çoktan geçmişti. Karnım guruldayarak kalktım yataktan. İlk iş ılık bir duş aldım. Hazırlanırken ustayı aradım tekrar. Adam tüm bunaltıcı sorularıma kaçamak cevaplar verdi. “Parça bekliyoruz” dedi durdu defalarca. “Sen parçayı tak kardeşim, bana teslim etmeye hazır beklet arabayı” “Abla bekliyoruz dedim ya” “Ben biliyorum sizin neyi beklediğinizi!” dedim ve suratına kapattım. Benim fazla geç kalmadan gitmem gerekiyordu. Atahan’a itiraz edememiştim ama gitmediğim her dakika babam daha çok sinirlenecekti! Bir daha İstanbul dışına çıkmama izin vermezdi kesin! Zaten buralardan hiç haz etmezdi, Afşar’ı dahi memleketinden dolayı sevmemişti. Şimdi Atahan’ı duysa kalp krizi geçirirdi heralde! Korka korka aradım babamı. “Babacığım” “Nefes!” dedi sinirli bir ses tonuyla. “Babacığımmmm” “Neredesin! Hala bitmedi mi arabanın işi?” “Bitiyor baba, bitecek bitecek de…” “De ne?” “Getirdikleri parçada bir sorun çıkmış. Biraz daha uzayacakmış” “Ne kadar uzayacakmış?” “Birkaç gün” “Yok böyle olmayacak. Tamam sen gel buraya, ben arabanı sonra aldırırım” “Olmaz baba, kızım olmadan gelmem” “Hatta adamlar yapmasın ben çekiciyle aldırıp buraya getireyim, kendi ustamıza gösterelim” “Baba iki gün daha ya, birşey olmaz” “İki gün dört gün olur dört gün on gün… Yeter” “Baba lütfen… Kendi kızımla gelmek istiyorum. Gerçekten iki gün lütfen” Derin bir nefes verdi. “İyi! Son iki gün ama” “Tamam babişkom” “Kerim’i aradın mı hiç?” “Hayır baba aramadım” “Çok büyük ayıp ettin Nefes, arayıp özür dile” “Eminim sen Muammer amcayla konuşmuşsundur?” “Konuştum” deyince rahatladım. “O zaman benim aramama gerek yok” “Aramana gerek var. Senin için geleceklerdi” “Gelmediler mi? Ben yemeği kaçırmadım mı?” “Ertelettim. İki hafta sonra gelecekler” Tüh be! “İyi olmuş” “Arayıp Kerimle konuş! Bir özür dile” “Ya babasından özür dilemişsin işte yeter” “Nefes!” diye bağırdı. “Tamam tamam ararım” “Beni haberdar et herşeyden. Şu ustanın da numarasını at bana birde ben konuşayım. Kadın başına buldu seni dolandırmasın şimdi” “Şimdi bulur atarım babacığım” “Tamam, dikkatli ol!” “Merak etme baba, sorun yok” “Yine de dikkatli ol!” “Kapatıyorum baybayy” dedim ve daha fazla uzatamadan kapattım. Ne ustanın numarasını gönderdim ne de Kerim’i aradım. Ötelediğim başka dertlerimden biri olarak rafa kaldırdım. Diz üstü kemerli beyaz bir elbise giydim ve saçımı at kuyruğu toplayıp küçük bir kurdela takıp çıktım. Kahvaltı için yine önceki gün gittiğim yere gittim. Sonuna doğru masama bir adam geldi. “Nefes hanım” dedi. Geçen gece kapıma rakı şişesi getiren adamdı. “Bunu Atahan ağam gönderdi” dedi ve bir paket uzattı. Paketi açarken, “Öldürmemiş” dedim gülerek. “Öldürmedi de beter etti” Paketten kıyafetler çıktı. Bir kot pantolon ve düz beyaz bir tshirt vardı. Hediye için fazla sıradan gibiydi. “Teşekkür ettiğimi söyle” dedim kıyafetleri pakete geri sokarken, “Üzerinizde görmek istermiş” “İyi, bir ara görür” dedim ve çayımdan bir yudum aldım. “Nefes hanım” dedi sıkıntılı bir sesle. “Şimdi giyesiniz diye göndermiş” dediğinde güldüm. “Yok artık!” “Kendi seçti” “Bu kadar zevksiz olmasına ayrı üzüldüm” “Anlamadım?” “Teşekkür ettiğimi, çok beğendiğimi söyle. İlk fırsatta giyecekmiş de” “Hemen fırsat yaratsanız? Tuvalette giyseniz?” “İsmin neydi senin?” “Hakan” “Tamam Hakan, öncelikle bana hanım deyip durma. Sonra da ağana söyle…” “Abla yine aslan parçası demeyeceksin değil mi?” dedi korkarak. “Çok mu kızmıştı?” “Çok” Yatakta söylediğimde pek kızmıyordu ama… “Tamam demeyelim o zaman. Üzerindeki elbiseyi çıkarmaya kıyamamış de” “Abla giymeyecek misin gerçekten?” “Hayır” “Yine olan bana olacak yani” “Yalan söyle, giydi de” “Atahan ağama? Yalan? Ben?” dedi şaşkın gözlerle. Böyle sadık çalışanı geç dostu bile bulmak çok zordu. “Asla” “İyi sen bilirsin o zaman” dedim ve Hakan’ı panik bir halde ardımda bırakıp yine şehre karıştım. Kendime alacaklarımı bitirip babama hediye bakmaya başladım. Eve girdiğimde eline tutuşturup dikkatini birazıcık olsun dağıtabilecek birşeyler almam gerekiyordu. Büyük bir mağazanın erkek reyonunda elimde bir gömleği incelerken Zeyd çıktı yine karşıma. “Özel birine mi?” dedi. Flört etmeye çalıştığını belli eden bakışları vardı. Atahan’ı da rahatsız eden buydu. Zeyd’de muhtemelen Atahan’a inat olsun diye peşimdeydi. “Atahanla derdiniz ne?” dedim direk. Kahkaha atıp, “Derdimiz olduğunu mu söyledi?” “Hayır ama ikinci karşılaşmamızın tesadüf olmadığını ve niyetinin ben değil Atahan’a ulaşmak olduğunu düşünüyorum” “Tesadüf olmadığını düşündüğün bu karşılaşmanın sebebi sensin Nefes. Bir mağazanın erkek reyonundasın. Üstelik senin gibi bir kadınla denk gelmek için Atahan’dan daha öncelikli sebepler bulabilirim” dedi kendinden emin bir sesle. Elimdeki gömleği askıya asıp, “Üzgünüm hala tesadüf olmadığını düşünüyorum” dedim ve bir sonraki reyona geçtim. Peşimden gelip, “Belki de sen beni takip ediyorsundur?” dediğinde güldüm. “İnanarak cümlenin sonuna kadar gelebilmen hayranlık uyandırıcı” dedim ve mağazadan çıkmak için kapıya doğru döndüm. “Kaçıyor musun?” “Sen polisi aramadan yakın takibimi sonlandırıyorum” dedim dalga geçerek. Koşturarak önüme geçti. “Nefes” “Efendim?” “Benim kuzenimle bir derdim yok” “Atahan kuzenin mi?” “Evet ve onunla bir derdim yok. Seninle denk gelişimizde gerçekten tesadüf” “Peki öyle olsun, iyi günler” dedim ve yanından geçip dışarı çıktım. Tekrar yolumu kesti, “Alışverişini tamamlamadın?” “Beğenemedim” “Yardımcı olmamı ister misin?” Ben ilerledikçe yanımdan takip etmeye başladı. “Teşekkür ederim, gerek yok” Hızlı birkaç adım atıp tekrar önüme geçti, “Birşeyler içmek ister misin?” “Teş…” “İstemez Zeyd! İstemez” dedi Atahan. Birkaç adım karşımızda dikilmiş öfkeyle bakıyordu. Zeyd keyifle gülerek döndü arkasını, “Bırakalım da kendisi cevap versin Atahan” Yanımıza geldi ve Zeydle arama girdi. “Benim cevabım yeter sana Zeyd! Hadi işine bak” “Hala Nefes’in cevabını bekliyorum” dedi diklenerek. “Zeyd!” “İkinize horozlanmalarınızda başarılar, izlemek eğlenceli olabilirdi ama benim işlerim var” dedim ve geriye doğru bir adım atıp kaçmayı düşündüm. Atahan bileğimden yakalayınca durdum. “Yanlış yapıyorsun Atahan! Başına iş açacaksın” dedi Zeyd. “Bana akıl mı veriyorsun sen!” “Ben duyduysam Bekir ağa da duyar” dedi Zeyd meydan okur gibi. “Sen işine bak Zeyd! Nefes’in de yoluna çıkma” Geriye doğru tekrar çekildiğimde Atahan daha sert sıktı bileğimi. Öfkeli bakışlamalarını, “Atahan!” diyerek bozdum. Bileğimden çekerek sürüklercesine götürdü peşinden. “Yavaş!” Durmadan devam etti ve sonunda ayaklarım takılıp sendeleyince kolumu sertçe çektim. “Bırak!” Zeyd sadece birkaç metre uzağımızdaydı ve muhtemelen izliyordu. Atahan bana doğru döndü, omuzumun üstünden arkama doğru baktı. Konuşmalarında bana dair birşey olup olmadığına emin olamadım. “Bilmem gereken birşey var mı?” “Var” “Nedir?” “Bu elbisenin buraya uygun olmadığı!” dedi kızar gibi. “Ben ondan bahsetmiyorum Atahan” “Neyden bahsediyorsun?” “Zeyd’den tabiki!” “Bahsetme, ondan bahsetme ateş parçası” dedi gözlerime bakarak. Etrafımızdaki kalabalığın ilgiyle dönüp baktığını farkettiğinde doğruldu tekrar ve kenara çekildi. “Hadi” dedi soğuk bir sesle ve yürümeye başladı. “Nereye?” “Otele bırakayım seni” “Otele gitmeyeceğim” “Ne yapacaksın?” “Alışveriş yapıyorum, daha işim bitmedi” Elimdeki torbalara bakıp, “Yetmez mi?” “Yetmedi” “Yetsin” “Atahan!” “Otele git Nefes, git ki aklım sende kalmasın” Bu sahiplenme olayını fazla abartıyordu Atahan. “Kalmasın bende aklın. Geziniyorum işte” “Kalıyor. Hele şunla geziyorsun ya!” dedi elbiseme bakarak. “Yakışmamış mı?” dedim gülerek ve öfkesi yumuşadı. “Çok! Yatakta ne de güzel olur!” “Sen benim tüm dolabı gecelik yaptın Atahan” “Kumaş kıtlığından çıkmış gibi giyinirsen gecelikten ötesini düşünmem” dedi ve ve yolun başında bizi bekleyen arabaya geldik. “Hadi bin” “Atahan ben gezeceğim dedim” “Of!” “Hem artık arabamı özgür bırakır mısın! Tamirci senin yüzünden hala oyalıyor beni!” “Belki gerçekten parça bekliyordur” “Atahan benim gerçekten gitmem gerekiyor. İstanbul’da önemli işlerim var” dedim. Canı sıkıldı yine, dudakları tek çizgi oldu. “Tamam, birkaç gün sonra bakarız” “Teşekkür ederim” dedim ve öpmek için yaklaştım ama bir adım geri çekilip etrafa bakındı. “Ah, pardon” dedim ve bende geri çekildim. “Gitmeden önce görüşür müyüz aslan parçası?” “Seni şehrime süs olasın diye tutmuyorum bana nefes olasın diye tutuyorum ateş parçası. Her günün, her gecen benim” Aklımı, mantığımı ve babamı bir kenara bıraksam burada uzunca bir süre kalırdım aslında. Hemde çok uzunca bir süre… Yanındayken enerjisine öyle kapılıyordum ki itiraz edesim gelmiyordu. “O zaman ben birazda bizim için alışveriş yapayım” dedim gülerek. “Düğünde giydiğin elbise pek güzeldi” “Tamam ağam, emriniz olur” dedim. Çarşıya dönerken Atahan arkamdan gülerek izliyordu beni. Hemen sokağın başında bir iç çamaşır mağazası vardı. İçeri girip reyonlarda gezinirken iki kadının bana bakarak fısıldaşdıklarını gördüm. Emin olmak için birkaç kez daha baktım. Vücuduma baka baka fısıldaşıyorlardı. Muhtemelen elbisem yüzündendir diye düşündüm ama yakınlaşınca seslerini daha rahat duydum, “İstanbul’a döner yakında, ağanın iki günlük eğlencesi” “Bana mı dedin sen o lafı!” “Niye alındın ki?” dedi kadın gülerek. “Bana baka baka konuşuyorsun!” “Yanlış anlamışsın. Ağamızın elinin kirinden bahsediyorduk biz. Seninle alakası yok” derken bile inceden laf sokuyordu. Cevap veremeyip sustum. Ne diyecektim ki ben onun o da benim iki günlük eğlencemizdi. Bu kadınlar sadece beni aşağılasa da Atahan’dan bir farkım yoktu aslında. Sinirle çıktım mağazadan. Babamın hediyesini hallettikten sonra otele girip odaya çıktım. İç çamaşırı almayınca elbiseyi çamaşırsız giymeye karar verdim. Akşam saat onu vurduğunda kapım çaldı. Heyecanla koşturdum kapıya ve açtım. Atahan heybetli gövdesiyle dikiliyordu kapımda. Baştan aşağı süzdü beni. Bir adım kenara çekildim ve içeri girdi.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD