“Ha” Boğazımdan dökülen bir şaşkınlık nidasından öteye geçememiştim. Çatlak ve kuru boğazım çok ağrıyordu. Su içmek istiyordum. Başım zonkluyordu. Gözlerimi açık tutmakta zorlanıyordum. Başımın altından desteklenerek bir bardak su içirildiğinde rahatlamıştım. “Dr. Serkan.” mırıldanarak doktorun beyaz önlüğündeki yazıyı okudum. Kimse beni duymamıştı, fısıltı kadardı, yalnızca benim duyabileceğim, hatta benim de duymakta zorlandığım bir kısık desibelde çıkmıştı sesim. Konuşmakta zorlanıyordum. Bana su içiren hemşireye “Teşekkürler” dedim. Sesim az önceye nazaran daha yüksek ama tarazlı çıkmıştı. “Kendini nasıl hissediyorsun bakalım?” Benimle konuşan doktora kısık gözlerle bakıyordum. Aptal gibi hissediyordum. Sadece yüzüne bakmakla yetindim. Muayenesi kısa sürmüştü. Cevap vermeyeceğim

