Dişi Panter;

1827 Words

Sabah güneşinin ilk ışıkları odanın camlarından süzülerek Minâ'nın yüzünü okşarken, bir ürpertiyle uyandı. Sanki göğsünün tam ortasına saplanan kısa ve keskin bir ağrı, onu uykusundan fırlatmıştı. Gözlerini ovuşturarak etrafa bakınmaya çalışırken, zihninin en karanlık köşesinde Kaan'ın gülümseyen yüzü belirdi. Sanki hayal olduğunun farkındaydı ama gerçekten huzursuz hissediyordu. Derin, ter içinde bir nefes verdi. Saçlarını geri attı ve gözlerini ovuşturdu. "Bir şey mi oldu? İyi misin, sevgilim?" diye mırıldandı kendi kendine. Bu ani uyanışın etkisiyle hem korkmuş hem de üşüyordu. Yüzüne vuran sıcak nefesi hissettiğinde irkildi ve başını çevirdiğinde, yanı başında melek gibi bir yüzle uyuyan Rüzgar'ı gördü. O an, yüzündeki hüzün bulutları aniden dağıldı. Küçük, düğme gibi burnu, pembec

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD