Aylin'in nefesi kesildi. Gözleri doldu, elleri titremeye başladı. "Kaan... ne yapıyorsun?" diye mırıldandı, sesi boğuklaşmıştı. Kalbi çılgınca atıyordu; sanki bir tuzak kurar gibi Kaan her şeyi tek tek planlamıştı. Elinde pırıl pırıl parlayan bir elmas yüzükle onun gözlerine bakıyordu. "Aylin," dedi Kaan, sesi titriyordu; o sert adamın sesinde nadir duyulan bir korku vardı. "Beni affet. Biliyorum, sana zor anlar yaşattım. Evlenme konusunda çok ısrar ettim, seni bunalttım. Ama... sen benim her şeyimsin. Ve bebeğimiz... o da bizim her şeyimiz. Ben... sensiz, onsuz bir hayat düşünemiyorum. Seninle her sabah uyanmak, kahkahalarını duymak, o deli hallerini izlemek... Bebeğimizin ilk adımını birlikte görmek istiyorum. Senin gibi güçlü, akıllı bir kadının yanında olmak istiyorum, sonsuza kadar

