Zamanın donduğu bir andalardı. Aylin, Kaan'ın kucağında öylece donakaldı, gözleri Yüzbaşı Selim'e kilitlenmişti. Bu adam, yıllardır peşinde koştukları hayaletti. Esin'in katili. Ve şimdi, kendi evlerinde, rahatça oturmuş, onları bekliyordu. Kaan, Aylin'i yavaşça yere indirdi. Onu arkasına aldı ve Elleri belinde gezindi, silahını aramak için. Ama boştu. Silahını arabada bırakmıştı. 'Lanet olsun!' diye geçirdi içinden. Selim, keyifle elindeki purosunu içerek onların şaşkınlığını izliyor, keyif alıyordu. Yavaşça ayağa kalktı, takım elbisesini düzeltti. "Silah mı arıyorsun, Kaan?" dedi, alaycı bir sesle. "Boşuna uğraşma. Siz buraya gelmeden önce, evin her köşesini kontrol ettik. Temiziz." dedi. Sonra koltuğa biraz daha yayılarak devam etti, ''Üstelik şuan sizi sarmış 50 silahlı adam var. Eğ

