bb

2123 Words
Simdiki zamana dönüş : En son yağmurda sokakta oradan oraya savruluyordum . Bilincim geri geldiginde kendimi rahat bir yatağın uzerinde hissettim . Sonrasında gozlerimi açtıgımda ilk bembeyaz bir tavan karsıladı beni . Burnuma dolan koku sayesinde fazla düsünmeme gerek kalmadı . O hastanenin basık ilaç kokan herhangi bir odasından birindeydim . Gozlerimi direkt tekrar yumdum . Her seyi baştan yaşamak istemiyordum . Özgürlüğüme kavuşalı daha birkaç ay olmusken geri kasvetli , kaos dolu yere girmek istemiyordum . Kendi topuğuma sıkmıştım degil mi ? Agabeyimin kulağına bu durum gideceği zaman bana yansıtacağı tepkiyi merak ediyordum . Ben eve gectikten bir hafta sonra almanyaya gitmisti . O zamandan sonra hiç konusmamış , haberlesmemiştik . Kesinlikle önce beni bir güzel azarlayacak ondan sonra da beni tekrardan hastaneye yatırmak için kırk takla atacaktı . Dışarıda olmam onun için büyül bir sorundu çünkü surekli çektigi vicdan azabından dolayı benimle ilgileniyormus rolünü oynamak zorunda kalıyordu . En son olanlar zihnimde peydah oldugunda elim direkt kafam gitti . O sırada koluma takılan serumu da fark ettim . Kaşımın biraz uzerinde pansuman yapılan ufak bir genişlige sahip alan vardı . Vücudum geri kalanını da kontrol ettim çünkü neredeyse bedenimi hissetmiyorum diyebilirdim . Kontrolü tamamladıgımda en önemli şeyi fark ettim . Zihnimin berraklığıydı bu . . . İlaçlarımı vermiş olmamalılardı . Lütfen burası asrın hastanesi olmasın . Lütfen ! Uzerimdeki nevresimin üzerinde yazana pür dikkat kesildim . " kavacık hastanesi " yazısını gormemle içime bir ferahlık düştü . Sonrasında bir soru seli başlattım kendi kendime " beni buraya kim getir misti ? " " iilaclarımı nereden bilip bana verebilmişlerdi ? " " eğer yabancı biriyse bu olayı agabeyimde duyurmadan kapatabilirdi degil mi ? " hiç farkında olmadan bu soruları dışımdan söyledigimi anlama sebep olan o sesi duydum . " mümkün degil ? " dedi . Sesin kulaklarıma ulaşmasıyla kendimi camdan aşağıya atma istegim peş peşe geldi . Bu ses olayı ilk sakınmak , gizlemek istedigim kisiydi . Şuan odada benimle birlikte bulunan kişi agabeyimdi . . . Gözlerimi dehsetle dışarı düsürdüm . Bu kücük odada onu bulmam pek de zor olmadı . Caprazımda olan koltukta oturmuştu . O kahverengi iri gozleri bana suçlayıcı ve saldırgan bir şekilde bakıyordu . Neler diyeceğini nasıl tavır tanınmayacağını az cok bu ifadesinden anlamak mümkün olmuştu zaten .Onu beklemeden direkt konuya girmek istedim . Karşı gelip konuyu uzatırsam elime hicbir şey geçmeyecekti . Bu konuda onu alttan alıp huyuna gitmeye çalıştım . " sadece iki günlük ilaçlarımı almayı unuttum . " dediğimde yüzünde hiçbir mimik hareket etmedi . Yine duvarlarını çekmişti aramıza . Onun bu soğuk ve mesafeli tavırları yüzünden asla doğru bir ağabey kardeş ilişkisi kuramamıştık . Her zaman olay , konu fark etmeksizin benim sabırımın son damlasına kadar zorlamadan durmayı bırakmazdı . Bugün umarım tam tersi olurdu . Bir mucizeye ihtiyacım vardı . " söz veriyorum bir daha yaşanmayacak böyle bir şey . " dedigimde alaycı bir şekilde güldü . Bu hiç hayra alamet değildi . Dudaklarını aralayıp tam o kapanmaz yaralara sebep olacak şiddeti içeren cümlelerini yüzüme savunacakken kapı açıldı . Orta yaşlı , erkek bir doktor girdi içeriye . Selam verip nasıl hissettiğimi sordugunda iyi hissettiğimi söyleyip taburcu ne zaman olacağımı sordugumda yüzü ağabeyim Pamir ' e döndü . " biz bir süre yatış yapman gerektiğini karar vermiştik . " dediğinde tüm algılarım kapandı . İstemiyordum . Kesinlikle ömrümün bir kısımını daha orada mahkum olmayı kaldıramazdım . . . Bu kararlarına saygı duymaliydım . Pamir bana tek şansım oldugunu söylemistı . Ben bu şansı tepmiştim . Tam iyileşmeden saçma sapan davranıp ilacları ve terapiyi bırakmıştım . En azında bu son yaşadıgım birkac ay ömrümün en guzel zamanlarıydı . Tugkanla sinemaya gitmiştik , beraber şarkılar söylemiş dans etmistik . Her gün dolu dolu vakit gecirmistim . Arkadaş grubumla neredeyse her gün cafe hill de toplanıp gün degerlendirmesi yapmıştık . Kahkahalarla eğlenmiş aynı zamanda bir derdi olanın derdine koşmuştuk . Gerçek dostluklara dönmüstü arkadaşlıgımız . Tugkanla ise artık icimde gram süphe yoktu . Bana surekli sırlarla gelmiyordu . Sorunlarımı konusarak cözebilmeyi alışkanlık edinmiştim . Mahvettim . Sadece kendimi degil tuğkanı da yerlebir edecektim . Hayattan yine koparılmam gerekiyordu . Peki ya aylarca hastanede kaldıktan sonra bir seyler duzelecek miydi ? Ben acı çekerek yaşmak icin dogmus olabilir miydim ? Çunku dümdüz yaşmayı beceremiyordum . Hastanede direnmem gereken çok sey olacaktı . Kendimi kollamak zorunda kalacaktım . Bir ton doktora kendimi açıklamaya çalısacaktım . Ben geri döndugumde belki arkadaşlarım cok farklı olacaktı . Sonucta sadece ben degismeyecektim . O süre zarfında onlarda çokça degiseceklerdi . Beni kabullenmeyebilirlerdi . En önemli benligim degisecekti . Ben bunu kabul edebilecek miydim ? Tuğkanı bu kadar yıpratmişken bir daha ona dönebilecek yüzüm de olamazdı . Ayrılmamız gerekiyordu . Kendimi mahvederken onun da bu yolda heba olmasını istemiyordum . Ancak ayrılamazdık ki . Asla kabul etmezdi böyle bir seyi . Sadece ben öldügüm zaman benden vazgeçebilirdi . . . Eger ölursem bir iki ay benim için üzülür ondan sonra hayatina geri dönmek zorunda kalırdı . Ölenle ölünmezdi degil mi ? Onun icin hayat devam edecekti . Tek üzüldügüm sey kkimseye verdigim sözleri tutamamam . Tuğkana guzel günleri vaad etmistim ancak bir kaç aydan uzun sürmememisti . Pamire iyilesecegim diye soz vermistim . Bunu da yapamadım . Kendime olan saygımi da yitirmiştim artık . Canıma kıymak istiyordum . Gözlerim odayı süzdü . Balkonun kapısı açıktı . Kacıncı kattı burası ? Eğer düsunürsem yapamazdım . Yataktan hızlıca kalkıp balkona dogru kostum . Doktorda pamir de ne yapacagimı anlamadılar . Tam balkon demirlerine asılıp bedenimi kaldıracağım sirada belime sarılan elleri hisssettim . " manyak mısın kızım sen . Ne yapıyorsun ? " diye bağirmaya basladı . Beni cekistirip içeri girmemi sağladi . " bırak ağabey . Ben hastaneye yatarsam asıl ölürüm . Nolur bırak beni . " hem ağlıyor hem yalvarıyordum . " jülide kendine gel ! " öyle bir kükredi ki bana şoka girip ağlamayı dahi kestim . Elleriyle yüzümu avuçlayıp . " ben artık hep yaninda olacağım . " dedi . " hastane ? " diye sordugumda . " tamam bu kadar istemiyorsan bir de ben sana destek verirken nasil ilerleyecek ona bakalım . " dediginde emin olabilmek icin " beni kandırmıyorsun degil mi ? " dedim . " hayır . Gercekten hayır . Bir daha sakın bunu deneme bile . Aklından gecirmeyeceksin ölümü . " diyip yuzumde olan ellerini cekip bana sarıldı . Dakikalar icinde o kadsr cok yön degistiriyordum ki . " sana bir sakinlestirici vuralım . Uzan yatağına . " dedi doktor . Pamir benden uzaklasıp yatağa yöneltti . " gercekten dogruyu soyluyor degil mi agabey . " dedigim sırada iğneyi yapıyordu doktor . " uyandıgımda hastanede olmak istemiyorum . " dedim aglamaklı bir sesle . " tamam jülide . Hadi dinlen biraz . " dedi . Korku dolu bir sekilde kendimi bıraktım . Uyandıgımda dört duvar arasına sıkışmış olmak istemiyordum . Hak ettigim buydu . Ancak yapamazdım . . . Uyandıgımda direkt nerede oldugumu algılamaya çalıstım . Evimdeydim . İnanamiyorum . Pamir sözünü tutmuştu . Beni evime getirmişti . O kadar mutluydum ki . Bu sefer de mutluluktan aglayacaktım . Yatağımdaydım . Yataktan kalkıp ağabeyime seslendim . Evde degildi . Telefonumu evin icinde aradım . Defalarca tugkan aramıştı . Geri dönüş yaptım . Birkaç defa caldıktan sonra açtı . " julide ? " dedi endiseli bir sesle . " efendim tuğkan . " dedigimde " beni ne kadar endişelendirdiginin farkında mısın ? " dedi . " atak gecirdim tuğkan . Farkında degildim . Bilinçsizce davrandım . Endiselendirdigim için özür dilerim . " dedigimde " evde misin ? " diye sordu . " evet , evdeyim . " dedim . " tamam geliyorum . " diyip telefonu kapattı . Çok gecmedi kapi caldı . Onun geldigini bildigimden hemen kapıyı actım ve boynuna sarıldım . Yanaklarına defalarca kücük öpücükler bırakıp onun gonlunu yumusatmaya calıstım . " hoşgeldin . " dedim ondan biraz uzaklaşıp . " hic sirinlik yapma cok sinirliyim . " dediginde " oy oy sen bana sinirli misin bebegim . " dedim . Mimiklerini izledigimde yumusamistı ancak kizmaya calıştıgını anladım . " julide . . . " dedi uyarıcı bir sesle . " tugkan . . . " dedim onu taklit ederek . " hadi gir . " diyip evin icine girdim . Tugkanda girdiginde kapıyı örttüm . Oturma odasında cam kenarindaki koltuğa oturdu . " hava ne kadar güzel bugün degil mi ? " diyerek konuyu dağitmaya ya da beklenen tartışmanın geciktirmeye calıstım . " bu kadar mı konusmak istemiyorsun ? " dediginde masumca başımı salladım . " zorlamıyorum peki . Nasıl olacak simdi ? " dediginde ona pamirin benimle kalacağını ve terapilere gittigimden emin olacagından bahsettim . Yani en azından ben de şimdilik bu kadarını biliyordum . " bunu ben de yapiyordum . Ancak yalanlarla beni geçiştirmistin . " dedi sesi oldukca ciddiydi . " hastaneye yatman senin icin daha iyi olacaktır . " dedi ruhsuzca . Duydugum an sinir beynime sıcradı . " ne demek istiyorsun ? Ben hastaneye yatınca hayatim ne olacak benim ? Sen ne olacaksın ? " dedigimde " senin iyi olman daha iyi bebegim . " dedi . " benim iyiligimi istiyorsano hastaneye sokmayacaksın . Ceza evinden farkı yok oranın . Bilmeden konusma ! " son cumlemde sesimi yukseltmistim . " bagırma bana . " dedi . Sakinlesmeye calısıp derin nefesler alıp verdim . " sinirlendirme o zaman beni " dedigimde kalkıp bana sarıldı . Bu sarılmalar o kadar iyi geliyordu ki . " her sey duzelecek . . . " dediginde bir şey demedim . Artık bundan emin olamaiyordum . O sirada kapi caldı . Gelen pamirdi . " hosgeldin ağabey . " dedigimde önce bana soonra tugkana baktı . Elinde kagitlar ve bir poşet ilac vardı . " al sunları " diyip ikisini de elime tutuşturdu . " terapilere ben getirip gotürecegim seni haberin olsun . Kahve yap bana . " dedi ve tugkanin az once oturdugu koltugun karşına oturdu . Tugkana da gozleriyle karsina oturmasini işaret etti . Onaylar sekilde tugkana oturmasinı soyledim . " ikinize de kahve yapiyorum . " diyip mutfaga gectim . Icerden konuşma sesleri gelsede ne konuştuklarını anlayamiyordum . Kahveleri yapıp odaya geri döndügümde " tamam agabey ben cocuklarla da konusurum . " diyorsu tugkan . Ben girince sustum . Kahveleri masanın ustüne koydugum icmeye basladilar . Pamir bana donup " son kartını oynadın . Dikkat et bu ciddi bir son uyarı . " dedi . Başımı salladım . Biliyorum agabey surekli hatirlatma . . . 1 yıl sonra . . . Kafede oturmuş sohbet muhabbet ediyorduk . Bugun terapiyi birakmami kutluyorduk . Tüm arkadaslarim , tugkan ve agabeyim aynı masada gulusüyor aynı zamanda zor geçen günleri hatirlayip ustesinden nasil geldigimiz hakkında konusuyorduk . " çok zor zamanlardı . . . " dedim . Bundan üc ay once ilacları birakmıstim simdi de terapiyi . Artık zihnim sagliklı bir insan mentalitesine sahipti . " iyi ki hastaneye yatırmadın . " dedi tugkan agabeyime " balkondan atlamaya calısmasi beni cok korkuttu . Hala o korkuyu hatırlıyorum . " dediginde biraz icim burkuldu . Bu masadaki herkesin benim cürük bir bina yıkılıp sonrasında yepyeni ve sağlam bir bina olarak inşa edilemem de payı olan insanlardı . " gecmise dönsen ne yapardin julide ? Yani neyi degistirirsen sence bunlar yaşanmazdı ? " diye sordu doğukan . Pek fazla düsünmedim cunkü cevabı apacık ortadaydı . " kesinlikle kücük yaştan itiraben terapiye başlardım . Bu kadar çıg gibi büyümesine izin vermezdim . " hafif bir gülümseme yerlestirip yuzüme devam ettim . " hepinizin yasattıgı seylerde psikolojimin sekil almasina payı var ancak düzeltilmesinde de payınız oldugu icin sizinle tanışmazdım demek yerine psikiyatriye giderdim diyorum haberiniz olsun . " dedim imalı bir sekilde . " julide neredeyse bir buçuk yıl olacak hala imalı konusuyorsun . " dedi hafifgen kızarak dogukan . " olsun o kadar . " dedigimde " haklısıniz hanımefendi . Lutfen laflarınızı esirgemeyin . " diyip tuğkan elimi tuttu . . . Kafeden kalkıp biraz yürüdugumüzde yagmur yağmaya baslamisti . Herkes ikili ikli semsiyelerin altına girerken tugkan semsiyesini acıp yanıma geldi ve ikimizde bir semsiye altinda bulustuk . " iyi varsın ve söz verdigin gibi guzel gunler yaşiyoruz . " dedi . Inanamiyorum o söyleyene kadar bunun farkında degildim . Gercelten tugkana verdigim sözü dolaylı ve gecikmelli olsada tutmuştum . Gulümsedim . " ilk tanistigimiz zamanların birinde de bana boyle semsiye tutmustun hatirlıyor musun ? " diye sordum . " ikimizin yaşadıgı herhangi bir aniyı unutabilmem mümkün mü sence ? " dediginde içimdeki aşık kücuk kız sevgiyle dolmustu . . . Hayatimı duzene sokmak cok zor olmuştu ama suani yaşamak icin degerdi . Acılar ve yaşanmıslıklar tipkı her insan gibi beni de oldukça degistirmistı . Degisim kacınilmazdi ve bu degisimden oldukça mutluydum . . . Defalarca terk edildim . Çogu zaman kaybeden oldum ancak simdi sürekli kaybetmek degil de artık arada bur denge vardı . Huzuru , hüznü , mutlu
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD