TUZ MÜPTELASI- 2.BÖLÜM

1095 Words
"Ben sokak çocuğuyum abi Hani şu uçurtması gökyüzünde asılı kalan Bilyelerini rüyalarında unutan Ve oyuncaklarını masal kahramanlarına çaldıran çocuk var ya O benim işte, o benim abi" Yurttan firar ettiğimden bu yana yeni meskenim Ankara sokakları oldu. Cebimde 5 kuruş olmayınca deli gibi iş aramaya başladım. Günlerce sokak sokak gezdim, nihayet cebimde 50 lira para var. Rica minnet bir su bayisi yevmiye usulü iş verdi. Bütün gün su taşıdım bilmem kaç katlı dairelere de öyle kazandım onu da ama harcama lüksüm yok. Çünkü yarın ya da bir sonraki gün yine iş bulamayabilirim ve şuan önceliğim aç kalmamak. Günde bir ekmek alıyorum o gün o ekmekle idare ediyorum. Cami şadırvanlarından su içiyorum. Gece geç saatte çaktırmadan camilere, mescitlere girip yatıyorum. Öyle her cami de açık değil haa açık olanı bulana kadar tabana kuvvet. Yoksa ver elini bir park bankı. Iş bulmak falan zaten Hak getire 12 yaşındasınız kimse risk almak istemiyor bir denetim yapılsa adamın iflahını keserler çocuk işçi çalıştırıyor diye tabi beni de tekrar yallah yetimhaneye, onlara göre mutlu sıcak yuvama(!). Yemişim yuvasını. Kafama silah dayasalar daha gider miyim oraya acaba? Elimde sermaye de yok ki bi boya sandığı alayım ya da simit tezgahı yoluma bakayım. Insanların kimseye güveni de kalmamış emanet vermiyorlar. Illa biraz kapora vereceksin 50 lira kaporayı da adam beğenmiyor. Var da vermiyoruz sanki amına koyayım. Elim elim üstünde elim şeyim üstünde hesabı dolanıyorum ortalarda. Neyse şöyle böyle 1 yıl idare ettim. Günü birlik işler buldum bazen karın tokluğuna çalıştım, bazen şerefsizlere denk geldim eşek gibi çalıştırıp para vermedikleri gibi ağzımdan burnumdan kan gelene kadar dayak da yedim anlıyorlar çünkü arkanda kimsen olmadığını istediklerini yapabilirler ve gelip de onlara sen bu çocuğa ne yaptın lan diyem olmaz dayağımızı yedik ama el mahkum ertesi gün kaldığım yerden devam ettim. Ölmek öyle zor ki yemin etsem inanmazsınız tam 3 kez denedim ama öldürmeyen Allah öldürmüyor işte. Çekeceğin çilen var Ercan çek yavrum çek.... Yine bir gün eşek gibi çalışmışım 50 lira para almak için. 10 gündür iş bulamıyorum cebimdeki son parada bitti açım hem de nasıl. Cebimde 5 kuruş yok iş çok ağır ama mecbur kabul ettim. Bir mağaza deposunu su basınca depodaki halıları taşıması için eleman arıyormuş ben taşırım dedim hevesle, iş bulmuşum kolay mı nerdeyse zil takıp oynayacağım, tam 75 tane ıslak halıyı sırtlayıp taşıdım, 13 yaşımdayım daha. Allahsızların birisi de insaf edip bir yudum su vermedi, verdikleri iş lütuf çünkü üstüne bir de el etek öpmem lazım bana iş verdiler diye. Kendilerine öğle yemeği söylediler de ben cebimde para olmayınca aç aç devam ettim çalışmaya. Sabah 8 de başladığım taşıma işi akşam 9 da bitti. Üstüm başım sırılsıklam, omzumda müthiş bir acı var muhtemelen derim kalktı yanıyor ama gık demedim, alışığım malum acını göstermeyeceksin. Gördükleri anda herkes zayıflığından faydalanmaya çalışır çünkü. Çok kere acı bir şekilde tecrübe etmişliğim var. Gün bitince aldım 50 lirayı hemen bir lokantaya gittim. Dedim abi bir çorba adam şöyle bir süzdü beni halim perişan bir kase çorba da olsa risk almak istemiyor iflas falan eder neme lazım. "Parayı peşin alıyoruz" dedi "Eyvallah abi dedim ne kadar" "20 lira." Lan bir çorbaya 20 lira verirsem kaç gün aç gezerim "abi sadece ekmek alayım o zaman ben" dedim 5 liraya bir ekmek aldım, onu yiyince var ya cümle zengin yemeği halt etmiş yeminle, gözümün önü aydınlandı resmen, sonra yine bir açık cami aramaya başladım. Saat gece yarısına yaklaşırken buldum bir ara sokakta neyse ki. Çaktırmadan kimseye de yakalanmadan girdim hemen içeri. O kadar çok yorulmuşum ki hemen kıvrılıp yattım bir yere çok geçmeden de dalmışım zaten. Aylardan Nisan ama akşama kadar ıslak kıyafetlerle gezince kaptık şifayı. Normalde sabah cami cemaati gelmeden tüyerim ama öyle hastayım ki gözümü bile açamıyorum. Boğazım kupkuru sanki bir taş oturmuş tükürüğümü bile yutamıyorum. Kendimde değilim zaten. Caminin imamı bulmuş sabah namazı vakti beni, kontrol etmiş ateşler içindeyim siktiri çekmemiş Allah korkusu var gerçekten demek ki bana ne diyen 50 bin tane insan görmüşlüğüm var neticede yadırgamama kedi yavrusu gibi ensemden tutup atsa dışarı işte sağ olsun hemen ambulansı aramış doğru acile. O gece acilde kaldım serum falan vermişler kendime geldiğimde 24 saattir baygın yattığımı öğrendim. Burdan sonrasını biliyorum sıkıntı büyük polisti kimlik taramasıydı derken yurda haber uçacak onlar da gelip alacak beni ama yok öyle bir dünya aynı cehenneme ikinci kere girmem. Dışarda da açım ama bir başımayım. Orada 80 kişiyle uğraşıyorsun yeri gelince. Bir topuk da hastaneden yaptım. Benim adım şekilsiz girdiğim şekilleri görseler cin gördük deyip 3 kulhu bir elham okurlar. Göçebe hayat yaşıyorum bir yerde akşam yattığım yerde sabah kalmayabilirim yani.. Gel zaman git zaman orda burda kalmaya üç otuz paraya köpek gibi çalışmaya devam ediyorum ama nasıl bileniyorum nasıl kinleniyorum bir laf var ya hani kurt kışı geçirir ama yediği ayazı unutmaz diye. imzamı atarım altına. Bir bir yazıyorum aklıma kim bana ne yaptı nerde nasıl muamele gördüm. Öyle bir an gelecek ki hepsini köpek edeceğim kapımda. Ama sabır daha gidilecek çok yol, yenilecek çok dayak var. Hatta bir tanesi işaretini verdi bile. Karşı kaldırımda 3-5 çakal eniği var kuvvetle muhtemel haraç kesmek için bekliyorlar, bütün gün çalışmışım cebim biraz para görmüş lan kaptırır mıyım size. Neyse yine de ite dalaşacağına çalıyı dolaş felsefesiyle yolumu değiştirdim ama yok, küçüğüm, yalnızım ve beni gözlerine kestirdiler bir kere. E hadi buyrun o zaman cenaze namazına. 4 kişi kestiler önümü. 20-23 yaş civarı yanılmıyorsam. Sustalım elimde tabi "Hop ağır ol bakalım ufaklık, nereye böyle selamsız sabahsız. İçlerinden en iri olanı konuşunca diğerlerinin yüzünde pis bir sırıtış oldu. Tiplerini si... "Selamun aleyküm. Aleyküm selam. Hadi eyvallah" deyip aralarından geçmeye yeltendim ama biliyorum bu hikayeyi öyle kolayca yırtmak yok, içimden geçecekler. "Sen bizle taşak mı geçiyon lan piç" dedi az evvel sırıtanlardan biri. "Ne yapayım amına koyayım serenat mı yapayım size, ederiniz hakkınız bu işte" dedim benim ufaklığı tutup sıkarak. Hareketimle bir an afallasalar da birkaç saniye sonra gür bir kahkaha sesi duydum. Aha geliyor gelmekte olan. "Lan senin malafat kalkıyor mu ki ne o öyle kürdan gibi" dedi. Hem asist yapıyorlar ben gol atınca da suçlu ben oluyorum ama pilavdan dönenin kaşığı kırılsın, lafın altında kalacağına kayanın altında kal değil mi yani. "Noldu lan seninki kalkmıyor mu, kıyamam lan iri yarıda bir şeye benziyorsun ama boya bakmıyor demek ki dön istersen götünü bir tadına baktırayım" dedim. Dememle "lan evveliyatını siktiğimin piçi gel ben seni karım yapayım da kendin bak kalkıyor mu kalkmıyor mu" dedi. Sonra.. Sonrası karanlık bana bir giriştiler dördü birden. Yer misin yemez misin en son yerde iki büklüm yatıp sadece kafamı ellerimin arasına aldım ki ölümcül darbeyi engelleyebileyim. Allah yarattı demeden bunlar devam ederken bir ses geldi arkadan ya da ben öyle sandım. "Bırakın lan çocuğu..."
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD