*** Zemheri'den... Çekdar’ların ayak sesleri uzaklaştı, kapı gıcırdayarak kapandı. Sessizlik, salonun tavanından zemine kadar ağır bir yük gibi çöktü. Derin bir nefes alıp içeri adım attım. Yüreğim hala göğüs kafesime sığmazken, içimde bir şeyler birbirini didikliyordu. Güvenmiştim bu insanlara. Belki çaresizlikten, belki de azıcık bir umut kırıntısına tutunmak istememden... Ama şimdi geriye dönüp bakınca, o umut kırıntısı bile bana aptalca görünüyordu. Kamera kayıtlarını vereceklerini söylemişlerdi. Böylece Çekdar beni bulabilecekti. Ellerimden tutup beni direk teslim etselerdi. "Rahatsızlık verdiğim için özür dilerim." dedim, adımlarımı geri çevirdim, gitmeye hazırlanıyordum ki Dalga Hanım’ın sesi arkamdan bıçak gibi saplandı. "Nereye küçük, yardım etmemiz için burada değil misin?"

