*** Zemheri'den... Son sözlerimin üzerine Çekdar’a söz hakkı bile tanımadan yatağa girdim. Üzerimi hızla örtüp battaniyenin altına gömüldüm. Sanki örtünün altına saklanırsam her şeyden kaçabilirmişim gibi... Kollarımı boşalan karnıma doladım. İçimde sıkışıp kalan bir kurgu vardı, bir de ne yapacağıma karar verememenin ağırlığı. Yaşmak, bir insana bu kadar ağır gelmemeliydi. Yatağın sağ tarafı çöktü. Bakmadım. Zaten kim olduğunu biliyordum, kokusundan, varlığından. Çekdar’dı. “Korkuyorum.” dedi bir anda. Donup kaldım. Gözünü kırpmadan adam öldüren, dağ gibi duran o adam... şimdi yanımda, korktuğunu fısıldıyordu. Ne için? Gitmemden mi, yoksa çoktan kaybetmiş olmasından mı? “Seni kaybetmekten, yanlış kararlar vermene sebep olmaktan, hayatını mahvetmekten... evet korkuyorum. Ama korktuğu

