*** "Yüzünü görmenin vakti gelmedi mi?" Cevap verilmesi zor olan bir soruydu çünkü ben yüzümü bugüne kadar kimseye göstermedim. Sevdiğim adama nasıl göstereyim? Hem hangi sıfatla yüzümü görecekti ki? O benim sadece sevdiğim adamdı. Ne kocamdı, ne sevgilim. Aklıma canımı acıtan o gün de gelince, kucağından kalkıp yataktan da inip karşısına dikilince, çatığı kaşlarıyla beni izledi. "S-sen onu, Nur'u öptün ağam. Ben bunu g-gördüm." Dedim zorlanarak. Sevmiyorsa, ne diye öpmüştü ki onu? Başını bana hak verircesine sallayıp, o da ayağa kalkarak karşımda dikildi. Sarhoş değildi artık dinçti, gerçi sarhoş halide dinçti, her neyse işte. "Evet haklısın ancak sevdiğimden öpmedim. O güne kadar da öpmemiştim. Ben seni gördüğüm ilk günden itibaren, sende tutuklu kaldım Zemheri. Gözlerin, kokun, sesin

