*** Çekdar'dan... Elimdeki hasta civcivle, müştemilata doğru adımladım. Kapıyı açtığımda, Osman amca kahvaltısını yapıyordu. Beni görünce hemen ayağa kalktı. "Buyur ağam, bir isteğin mi vardır?" Elimdeki civcivi uzattım. "Bu küçüğü veterinere götür iyileşsin ama sakın ölmesin." Ölürse eğer Zemheri üzülürdü. "Tamamdır ağam, bende ilaçları vardır. Yarına civcivin bir şeyi kalmaz." Deyip aldığında, "Hadi sana afiyet olsun." Deyip çıktım. Benim kahvaltımda evde beni bekliyordu. Umarım dediğimi yapıp o masadan inmemiştir. Eve girdiğimde, kapıyı ardımdan kapatıp köşeyi döndüğümde can sıkıntısıyla oturan Zemheri'nin gözleri anında beni buldu. "Ne yaptın civcivime? Boynunu kırmadın değil mi nede olsa hasta diyerek?" Nefes almadan konuşmasına hafif sırıtıp yanına ilerledim. Masada oturduğu için

