Atahan’ın ağzından; Eve girdiğimde saatin hayli geçtiğini fark ettim. Kapıyı kapatır kapatmaz derin bir nefes verdim. İçimde bir ağırlık vardı. Ne kadar kendime belli etmemeye çalışsam da gözlerimde, yüzümde, yürüyüşümde o ağırlık gizlenmiyordu. Montumu askıya astım. Çıkardığım ayakkabılarımı kenara koydum. Salona yöneldim. Kemal çoktan koltuğa yayılmış televizyona bakıyordu. Elinde kumanda vardı ama ekranda ne olduğuna dikkat etmiyordu. Benim içeri girdiğimi görünce kafasını kaldırdı. “Hayırdır Atahan,” dedi hafif alaycı ama aynı zamanda kaygılı bir sesle. “Üzerinden tır geçmiş gibi görünüyorsun.” Omuzlarımı silktim. Yüzümdeki yorgunluğu gizlemeye çalıştım. “Bir şey yok Kemal,” dedim kısa bir cevapla. “Yokmuş gibi görünmüyor ama,” diye mırıldandı. Ardından kumandayı masaya bıraktı ve

