Üzerime sade ama düzenli görünen bir kıyafet seçtim. Lacivert kumaş pantolon ve beyaz bir gömlek giydim. Üzerime ince bir ceket aldım. Askeriyeye giderken dikkati üstüme çekmek istemezdim. Yolda yürürken içimde bir sıkıntı hissettim. Çocukluğumdan beri disiplinle özdeşleşmiş yerler bana hep yabancı hissettirmişti. Kapısında askerlerin beklediği, içeriye giriş çıkışların sıkı kontrol edildiği bir yere gitmek, yüreğime istemsiz bir ağırlık bırakıyordu. Askeriyenin kapısına yaklaştığımda ilk dikkatimi çeken, nöbet tutan askerlerin dimdik duruşları oldu. Güneşin altında bile bir an olsun kıpırdamıyorlardı. Ellerindeki silahları sımsıkı kavramışlardı. Omuzlarındaki apoletler güneş ışığını yansıtıyordu. Adımlarımı yavaşlattım. Kapıya vardığımda, güvenlik kulübesinden çıkan bir asker önüme doğru

