6- Yüzük meselesi.

1871 Words

Kış karanlığının sabaha direndiği o saatlerde, elimdeki kahveyi yudumlarken karın pencerede süzüldüğünü fark ettim. Bardaktan yükselen buhar, içimdeki yorgunluğa iyi geldi. Telsiz sessizdi. Operasyon bir süredir durağandı ama her sessizlik beni tetikte tutardı. Kapı iki kere tıklatıldı. “Gir,” dedim, kupayı masaya bırakırken. İçeri Astsubay Mertcan girdi. Üzerinde hâlâ sabah nöbetinin soğuğunu taşıyan üniforması vardı. Adımları tereddütlüydü. Kaşlarımı kaldırdım. “Komutanım,” dedi. Gözleri yere sabitlenmişti. “Size bir şey söylemem gerekiyor.” Sandalyesine yaslandım. “Ne oldu, problem nedir?” Yutkundu. Ellerini arkasında birleştirdi. “Bir şey söyleyeceğim ama duyunca şaşıracaksınız.” Kupa hâlâ elimdeydi. Duvardaki haritaya baktım. “Söyle,” dedim. “Açık ol.” “Dün,” diye başladı, “as

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD