Sonra göz göze geldik. Birkaç saniye boyunca hiçbir şey söylemedik. Sanki odanın içindeki hava ağırlaşmıştı, sanki zaman durmuştu. Bir adım daha bana yaklaştı. Kalbim hızla çarpıyordu. Sesim titreyerek, “Atahan…” diyebildim sadece. O an gülümsemedi. Ciddi, derin bir bakışla gözlerime kilitlendi. Sonra usulca başını eğdi. Dudaklarımız birbirine yaklaştıkça nefesim kesildi. İçimde hem korku hem de tarifsiz bir istek vardı. Dudaklarımız nihayet buluştuğunda, dünyanın tüm sesleri sustu. Önce çok hafifti, çok temkinliydi. Dudaklarının sıcaklığı sadece bir anlığına tenime değdi. Sonra geri çekilmedi, biraz daha bastırdı. Sanki bana soruyordu: “Hazır mısın, izin veriyor musun?” Kalbim hızla atarken gözlerimi kapattım. Cevabım sessizlikle oldu. O an dudakları üzerimde biraz daha cesurlaştı. B

