Ayakkabının kanlı görüntüsü gözümün önünden gitmedi. Tuncay’ın titreyen sesiyle kulağımda yankılandı. “Komutanım… Bu Yaren’in ayakkabısı olma ihtimali var.” Elim ayağım kesildi o an. Ayakkabıyı avuçlarımın içine aldığımda sanki içimdeki bütün kan çekildi. Ayağımın altından yer kaydı. Gözlerim doldu ama kendime izin veremezdim. Korkuya kapılsam, bir an bile tökezlesem Yaren’i kaybederdim. Dişlerimi sıktım, öfkemle birlikte yeminimi tekrarladım. “Tuncay, hemen aracı çalıştır. Polise gideceğiz. Bu yolun bütün kameralarına bakacağız. Birileri onu götürdüyse izini bulacağız.” Arabanın motoru çalıştığında kalbim göğsümden çıkacak gibiydi. Her saniye benim için işkenceydi. Ellerim direksiyona asılıyordu sanki ben kullanıyormuşum gibi. Yolda gözlerim sürekli ayakkabıya kaydı. O kırmızı topuklu

