22.Naz ve Sevgi

1233 Words
Hastaneden eve vardığımızda yemek masası çoktan hazırlanmıştı. Karnımda minik bebeğimle yürürken içim hem heyecan hem de mutlulukla doluydu. Masada amcam ve yengem, kuzenim Delal, Baran’ın ailesi ve Helin oturmuş, Mardin’e özgü sıcak yemeklerin kokuları evi sarmıştı. Herkes yemeğe dalmış, sohbetler ve kahkahalar havada uçuşuyordu. Tam o sırada kapıdan enerjik bir ses geldi: “Ben geldim, canım ailem!” Herkes başını çevirdi, ben de dönüp baktım.Masada oturmuş yemeğe dalmışken, birden kapıdan bir enerji patlaması geldi. İçimden “Acaba bu kız kimdi?” diye geçiriyordum ki, Baran hızla kapıya yöneldi ve genç kıza sarıldı. “Oooo hanımefendi! Gözümüz yollarda kaldı,” dedi, yüzünde kocaman bir gülümseme. Ben hâlâ şaşkınlık içindeydim; Baran birden ona sarılıyor, sonra annesine sarılıyor, babasına sarılıyor… Annesi ise gözlerini tutamayıp ağlamaya başlamıştı. Herkesin bu sıcak ve samimi karşılaması, içimi hem şaşırmış hem de ısıtmıştı.ama ben hâlâ şaşkınlık içindeydim; içimde tuhaf bir kıskançlık dalgası hissettim. Şilan hızla yanımıza geldi ve gülümseyerek bana elini uzattı: “Yengeciğim!” dedi, sesi neşeli ve samimiydi. Ben de elimi uzattım ama içim biraz karışıktı. “Ben… Dicle,” dedim. Şilan bana gülümseyerek bakarken, o an Baran’ın gözlerinin üzerimizde olduğunu fark ettim ve içimde hafif bir kıskançlık hissettim. Sonra Şilan eğilip karnımdaki bebeğe baktı ve merakla sordu: “Bebişin cinsiyeti ne?” O an hem merak ettim hem de kalbim hafif çarptı; yeni tanıştığım bu enerjik, neşeli kızla aramızda tuhaf bir gerilim ve sıcaklık oluşmuştu. Masada herkes toplanmıştı. Ev, uzun zamandır böylesine kalabalık ve neşeli olmamıştı. Yemeklerin kokusu, kahkahaların arasına karışıyordu. Baran yanımda sessizce oturmuş, göz ucuyla bana bakıyordu. Şilan da karşıda, heyecanla İstanbul’dan getirdiği anılarını anlatıyordu. Baran bir anda bana doğru eğildi, sesi neredeyse fısıltı gibiydi. “Kız kardeşim… kıskanma meleğim.” O an içim bir garip oldu. Kaşlarımı çattım, elimle hafifçe bacağına vurdum. “Ne kıskanması be,” dedim alçak bir sesle, ama kalbim hızla atıyordu. Baran gülümseyip başını yana eğdi. “Kıskandın işte… kabul et,” dedi yine o sakin, sıcak sesiyle. Gözlerimi ona diktim, dudaklarımın kenarı titredi. “Ben kendi kocamı mı kıskanırım?” dedim, ama içimden “evet, bazen…” demek geçti. Masadaki sessizliği Baran’ın babasının sesi böldü: “Evet çocuklar… artık söyleyin bakalım, torunumuzun cinsiyeti ne?” Baran bana baktı, gözlerinde hem sevinç hem gurur vardı. Elimi tuttu, gülümseyerek cevap verdi: “Kız baba… kızımız olacak.” O anda her şey sustu sanki. Annelerin gözleri doldu, Şilan elini ağzına kapattı, ben ise nefes alamadım bir an. Kalbimde küçük bir mucizenin ritmini hissettim. Baran bana dönüp fısıldadı: “İşte senin gibi güzel bir kız…” Gözlerim doldu, başımı eğip sessizce gülümsedim. Masada herkes mutlulukla konuşuyor, ama ben sadece Baran’ın sesini duyuyordum. O an, dünyadaki en güzel haberin tam kalbimde yankılandığını hissettim. Yemek yavaş yavaş bitmişti. Sofrada hâlâ konuşmalar, gülüşmeler vardı ama herkesin yüzünde aynı huzurlu ifade… Kahveler geldi. Fincanlardan yayılan mis gibi kahve kokusu, konağın her köşesini sardı. Baran bana sessizce baktı; gözlerinde “çok şükür” diyen bir minnettarlık vardı. Bir süre sonra amcam, yengem ve kuzenim Delal ayağa kalktılar. Eve dönmeye hazırlanıyorlardı. Amcam yanıma geldi, başını hafifçe eğip gözlerimin içine baktı. “Güzel kızım,” dedi, sesi yumuşaktı ama içinde yılların ağırlığı vardı. “Hayırlı olsun. Rabbim evladını analı babalı büyütmeyi nasip etsin.” Ben başımı eğdim, gözlerim doldu. Amcam elini omzuma koydu, sonra devam etti: “Ne zaman bir şeye ihtiyacın olursa, kızım, biz buradayız. Unutma bunu.” Sesi o kadar içtendi ki boğazım düğümlendi. Sadece başımı sallayabildim. Yengem de gülümseyerek yanıma geldi, saçımı okşadı. “Artık üç kişisiniz, Dicle,” dedi. “Eviniz hep bereketli olsun.” Delal bana sarıldı, karnıma baktı, heyecanla fısıldadı: “Kuzenim olacak, minik bir prenses…” Baran, onların bu sıcak vedasını izlerken bir adım yaklaştı ve elimi tuttu. Ben de başımı onun omzuna yasladım. O an, içimden bir huzur geçti; koca bir aileye, sevgiyle büyüyen bir yuvaya sahip olduğumu hissettim. Kahve fincanları boşaldı, sohbetlerin yerini sessizlik aldı. Herkesin yüzünde aynı sıcak tebessüm vardı. O gece, evimizin kapısından çıkan her misafirle birlikte dua gibi bir huzur kaldı içimde. Yemek bitmişti. Masada kahve kokusu hâlâ duruyordu. Herkes keyifle sohbet ederken ben, sessizce kahvemi karıştırıyordum. Baran arada bana bakıyor ama ben gözlerimi kaçırıyordum. Şilan hâlâ gülüyordu, anlattıkça anlatıyordu. Baran da ara ara ona karşılık verince içimde bir şeyler kıpırdadı. Gülümsemeye çalıştım ama yüzümdeki ifade ele verdi beni. Baran fark etti tabii. Sandalyesini bana doğru çekip kulağıma eğildi, sesi neredeyse fısıltıydı: “Kıskanç karım… hâlâ surat mı asıyorsun?” Ben bardağı bıraktım, kaşlarımı hafifçe kaldırdım. “Ben mi? Ben seni mi kıskanacağım Baran?” dedim, ama sesim yumuşaktı. Baran gülümsedi, o sakin sesiyle devam etti: “Az önce yüzün düştü ama… belli oluyo Dicle. Kıskandın sen.” Elimi kaldırıp hafifçe bacağına vurdum, biraz sert ama tatlı bir şekilde. “Ne kıskanması be! Ben sadece… ne bileyim, canım sıkkın işte,” dedim. Baran kahkaha atacak gibi oldu ama kendini tuttu. “Tamam tamam, sen sıkkın ol, ama öyle kaşlarını çatınca dünyanın en tatlı hâline bürünüyorsun,” dedi gülümseyerek. “Baran, boş konuşma,” dedim, gözlerimi devirdim ama dudaklarımın kenarı titredi. O anda Baran bir kez daha kulağıma eğildi, sesi bu kez daha yumuşaktı: “Odamıza gidelim mi, kıskanç karım?” Yine vurdum bacağına, ama bu kez gülerek. “Ben seni mi kıskanacağım Baran! Hem odana da gelmiyorum bu gece, bensiz uyu,” dedim nazla. Baran şaşırmış gibi yaptı, gözlerini kocaman açtı. “Ne diyorsun sen ya, ben sensiz uyuyabilir miyim?” dedi gülerek. Ben arkamı döndüm, kahvemi alıp kalktım. “Bakarsın alışırsın,” dedim hafif bir tebessümle. Baran arkamdan baktı, başını iki yana salladı. “Bu kadın var ya…” diye mırıldandı gülerek, “beni her hâliyle çıldırtıyor.” Ben uzaklaşırken karnıma dokundum, fısıldadım: “Babanı delirtmek kolay kızım.”Dolaptan pijamalarımı çıkarıp giydim, saçlarımı topladım. Yatağın kenarına oturdum, battaniyeyi çektim, gözlerimi kapattım. Tam uyumaya hazırlanırken kapı aralandı ve Baran sessizce içeri girdi. Üzerinde hâlâ gömleği vardı, saçları dağılmıştı. “Ne yapıyorsun Baran?” dedim, sesi olabildiğince sakin ama nazlıydı. Baran gülümseyerek kapıyı kapattı. “Ne yapayım, karım odama gelmeyince ben karıma geldim,” dedi. Yanıma geldi, kulağıma eğildi ve fısıldadı: “Kıskanç karım…” Ben anında irkildim, hafifçe bacağına vurdum ve alıngan bir sesle dedim: “Bak Baran, kızdırma beni!” Baran ellerini kaldırdı, masum bir ifadeyle başını eğdi: “Tamam karıcığım, kızma… sadece seni seviyorum, hepsi bu,” dedi yumuşak bir sesle. Ben dudaklarımı ısırıp hafifçe gülümsedim ama hâlâ nazımı koruyordum. Baran battaniyenin üzerine uzandı, bana hafifçe dokunmadan, sadece gözlerimi izleyerek fısıldadı: “Biliyorum, meleğim… sen ne zaman kızsan, ben daha çok severim.” Ben hafifçe başımı salladım, sessizce: “Tamam Baran… ama yine de kızgınım,” dedim, nazlı ama gülümsememle belli. Baran bir adım daha yaklaştı, sesini yumuşatarak fısıldadı: “Dicle’m… meleğim… ben sensiz uyuyamam.” “Git,” dedim, başımı çevirdim. “İstemiyorum, yanımda olmanı.” Baran başını hafifçe eğdi, gözlerime bakarak mırıldandı: “Diclem, meleğim… ben sensiz uyuyamam.” Bir süre sessizlik oldu. Ben battaniyenin içine gömülmüş, sessizce nefes alıyordum. Baran yavaşça yanıma geldi, battaniyenin kenarından hafifçe dokundu, gözlerimi tuttu: “Biliyorum nazlı karım… ama gel, seninle uyumak istiyorum. Hem ben seni her hâlinde seviyorum.” İçim birden ısındı, hafifçe başımı onun omzuna yasladım. Kalbim hızla atıyordu, hem kıskançlık hem de sevgi iç içe geçmişti. Karnıma dokundu, bebeğimizin minik kalp atışını hissettim. Baran hafifçe gülümsedi, dudaklarımla neredeyse temas edecek kadar yaklaştı: “Tamam, sessiz ol, birlikte uyuyalım.” Ben hiçbir şey demedim. Sadece sarıldım ve içimden geçirdim: Belki de Baran’a uzun sürmeyecek bu nazım… çünkü bu adam, beni en sinirli hâlimle bile gülümsetmeyi biliyor.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD