11. Kördüğüm

869 Words
Akşam olmuştu birazdan akşam yemeğine inmemiz gerekiyor du ama Baran bir türlü bırakmıyordu beni bana bakıp _"Hani benle birlikte olmıcaktın " dedi bu adam cidden kafayı yemişti ben nasıl ona karşı koyabilirdim ki _"Hımmmm tamam o zaman bir daha yapmayız" dedim muzip bir şekilde _"Emin misin " dedi _"Hıhı eminim " dedim kararlı bir şekilde _"Son kez soruyorum emin misin " dedi _"Evet eminin Baran iki defa sormana gerek var mı acaba" dedim daha sonra beni öptü ve hemen çekildi . Bu nasıl bir işkenceye di _"Tamam o zaman bu son öpücüktü " dedi . Bu adam bana ne yapmaya çalışıyordu kendimi tutamadım ve dudağına yapıştım ve kendimi soydum Yavaşça ona yaklaştım ve ellerimi omuzlarına koydum. Ellerim titriyordu ama bakışlarım kararlıydı. Dudaklarımı onun dudaklarına değdirdim ve öpüşmeye başladım. İlk başta yumuşaktı, sonra hislerimle birlikte daha da tutkulu bir hâl aldı. Baran ellerini hafifçe kollarıma koydu ama hareket etmiyordu. Sanki bana bırakmıştı her şeyi ve ben de o anın tüm kontrolünü ellerimde hissediyordum. Nefesleri, kalp atışları… Hepsi benim ritmime uyuyordu. O an yatağın üzerindeki sessiz yakınlık, kelimelere gerek bırakmıyordu. Sadece ikimiz, kalplerimiz ve birbirimize dokunuşlarımız vardı. Baran’ın gözleri gözlerimde kaybolmuştu ve ben, onu hissettikçe kendimi daha da yakın hissediyordum. Sonra onu da soydum marhemini elime alıp hafifçe okşadım .Baran dayamayıp beni kendinin altına aldı ve zevkle birlikte olmuştuk _"Hani bir daha yapıcaktık " dedi _" Sus be kalk hazırlan yemeğe inmemiz lazım " dedim ve hazırlanmaya koyulduk .Ve aşağıya indik Masanın üzeri çeşit çeşit yemekle doluydu ve mutfaktan gelen kokular iştahımı açıyordu. Tabağımı doldururken Baran yanımda oturuyordu. Göz göze geldiğimizde hafif bir gülümseme paylaştık; o bakış, içimde hem rahatlık hem de heyecan uyandırıyordu. Baran’ın annesi sofradaki herkesin tabağını kontrol ediyor, arada tatlı bir şakayla masadaki atmosferi yumuşatıyordu. Babası ise eski günlerden, Baran’ın çocukluk anılarından bahsediyor ve ara ara Baran’a takılıyordu. “Dicle, bunu denemelisin, çok güzel oldu,” dedi Baran’ın annesi, tabağı bana doğru uzatırken. Hafifçe gülümseyip teşekkür ettim. Baran da omzumdan hafifçe dokunarak gözleriyle bana “Al, dene” der gibi baktı. Masadaki herkesin sohbeti, kahkahası ve sıcak bakışları arasında kendimi çok daha rahat hissettim. Arada Baran’la paylaştığımız küçük bakışmalar, sessiz gülümsemeler, o sabahki yakınlığın sıcaklığını hâlâ canlı tutuyordu. Akşam yemeği boyunca Baran’ın ailesi neşeyle sohbet ediyordu; kahkahalar, hafif takılmalar masayı dolduruyordu. Ben de masadaki sohbeti dinlerken içimde hafif bir yorgunluk hissettim. Tabağımı bitirip kalktım. “Ben biraz odama çıkayım,” dedim. Baran başını salladı ve gözleriyle “Tamam, beklerim,” der gibi bana baktı. Koridorda yürürken kalbim hâlâ hızlı atıyordu; sabah ve gün boyunca Baran’la yaşadığım anları düşünüyordum. Odamın kapısını kapatıp yatağa oturdum ve derin bir nefes aldım. Pencereden gelen hafif akşam rüzgârı yüzümü okşadı. Sessizlik içinde sabah ve akşam boyunca hissettiklerimi düşünmek, o anı sindirmek için mükemmeldi. Baran’ın bakışlarını, ellerinin dokunuşunu aklımdan geçirirken, içimde hem bir sıcaklık hem de tatlı bir heyecan vardı. Baran _________ Telefonum çaldı, ekranda Ebru’nun adı görünüyordu. Merakla açtım. “Evet?” dedim. Ebru’nun sesi telefonun ucundan geliyordu, ciddi ve hızlı: “Baran… Dicle benimle buluştu,” dedi. O an içimde bir karışım his oluştu. Dicle’nin benim haberim olmadan böyle bir şey yapması sinirimi bozmuştu. Elleri istemsizce sıkıldı, kalbim hızlı atıyordu; öfke ve şaşkınlık birbirine karışmıştı. Bahçede adımlarımı hızlandırdım, sessiz kalmak imkânsızdı artık. İçimden “Neden bana söylemedi?” diye geçirdim. Dicle’nin yanına gidip bunu konuşmak, ne hissettiğimi anlatmak istiyordum. Dicle _______ Baran odaya girdiğinde, kalbim bir anda hızla atmaya başladı. Gözlerine bakarken içimden bir his yükseldi ve hafifçe titreyen sesimle, “Kocam…” dedim. Baran’ın bakışı bir an durdu; sert ama dikkatliydi. İçimden gelmiş gibi, yavaşça ona doğru eğildim ve dudaklarımı onun dudaklarına değdirmeye çalıştım. Ama Baran, tam o anda ellerini nazik ama kararlı bir şekilde kaldırdı ve durmam için beni tuttu. “Dicle… dur,” dedi, sesi ciddi ama sakin. Gözlerimdeki kararlılığı ve dudaklarımdaki isteği görmesine rağmen izin vermiyordu. _"Sen nasıl Ebru ile görüşürsün ve benden habersiz nasıl ya bir de bana yalan söyledin Dicle nasıl böyle birşey yaparsın ben sana güvendim kalbimi verdim ben sana nasıl yaparsın hala mı güvenmiyorsun bana neden" diye bağırmıştı nerden öğrenmişti _"Baran sana güveniyorum, senden sakladım çünkü aramız bozulmasın diye " dedim _"Seni koşulsuz sevdim dönüp dolaşıp yine sana geldim sende çoğaldım ama sen benim sevgime inanmadın " dedi Baran kalbim çok acımıştı _"Beni cezalandırmaya kalkma artık Benim en büyük cezam senin gibi birini sevmekiş " dedi _"Ben senden hiçbirşey istemiyorum artık tamam mı bu sözleri de hak etmedim .Ben senden nefret ediyorum artık " dedim _"Asıl ben senden nefret ediyorum " dedi _"Keşke hiç sevmeyseydim seni " dedim _"Ben seni hiç sevmedim ki zaten " dedi _"Niye güldün , niye kendini sevdirdin , bak soruyorum işte söyle gözünün içine baka baka söyle seni kandırdım de , sen bir salaksın seninle oynadım de söyle " Karnıma birden bire bir sancı girdi elimi attığımda elimde kan gördüm ve yere oturdum _"Dicle " dedi _"Git başımdan dokunma bana , yardım edin bebeğim yardım edin ." kapıdan Helin gözüktü _"Yenge iyi misin " dedi endişeyle _"Helin yardım et lütfen bebeğime birşey olmazsın , birşey olursa yaşayamam ben lütfen " dedim korkuyla _"Baran abi ne duruyorsun birşey yap arabayı hazırla " . dedi Baran koşarak arabayı hazırladı Beni kucağına aldı _"Baran eğer bebeğime birşey olursa seni hayatım boyunca affetmem bu bebeğin günahı senin vebalin olucak bunu sakın unutma "....
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD