Anne!

2000 Words

Mihrimah Şahindağ Acı, bedenimde bir ateş gibi yanıyordu; her hareketimde keskin bir bıçak gibi hissediliyordu. İçimdeki yara, sanki tüm sinirlerimi kapsayan bir ağ oluşturmuştu, her dokunuş ve her nefes alışımda derinleşiyordu. Yatağın üzerinde yatarken, kanımın vücudumda nasıl akıp gittiğini, ağrının derinliklerine işlediğini hissediyordum. Lanet olsun bu da neydi böyle? Daha önce bileklerimi kestiğimde bile böylesine yoğun bir acı hissetmemiştim. Vücudumun her bölgesi, bir ağrı çemberiyle sarılmıştı; kalbim, göğsüm, ve özellikle sırtım, bıçaklanmış olmanın yarattığı acının merkezindeydi. Yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda ruhsal bir acı da yaşanıyordu; her nefes alışımda, derin bir üzüntü ve çaresizlikle birleşen, sürekli bir yanma hissi vardı. Gözlerimi açtığımda, ilk hissettiği

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD