Hazar Şahindağ İnsan elindekilerin değerini kaybedince anlar diye boşuna demezlerdi. Özgürlük güzel bir şeydi… ama şimdi, sanki özgürlüğüm elimden alınmış gibi hissediyordum. Kendi irademle buralara gelmiş olsam bile, ruhum bir kafese tıkılmış gibiydi. Bursa’da, babamın arkadaşının çiftlik evinde, huzur bulmam gerekirken içimde tarifsiz bir yalnızlık vardı. Evin geniş pencerelerinden süzülen sabah ışığı, odanın duvarlarına dokunuyor, dışarıda uzanan yeşil araziler göz alabildiğine uzanıyordu. Ama bu güzellik, içimdeki boşluğu dolduramıyordu. Rüzgarın hafifçe esip ağaçların yapraklarını salladığı bu sakinlik, sanki içimdeki fırtınayla alay edercesine huzurluydu. Odanın köşesindeki eski bir sandalye, ahşap zeminde hafif bir gıcırtı çıkararak sallanıyordu. Sessizlik, bu gıcırtıyla bölünüyo

